umre turu düzenleyenlerin ruh halinden şüphe ederim..!
Hep gündemde olmayı seven bay gezen yine gündeme geldi. Ne yazık ki sanatçı veya sanatkâr olarak sanatlarıyla gündeme gelecekleri yerine hep bambaşka mevzularla gündeme gelmeyi başarıyorlar. Bunlardan birisi de Bay Müjdat Gezen! Ne demiş işte bunu söylüyor.
“Ailesi bot alamadığı için bu soğukta okula terlikle giden öğrencilerin ülkesinde umre turu düzenleyenlerin ruh halinden şüphe ederim..!”
İlk baktığın anda çocukların o durumda olması gerçekten üzücü. Zengin bir mahallede fakir bir çocuk varsa ve ayakkabısı da yoksa o mahalledeki zenginlerin tamamının sorumlu olması gerekir. Bu da sadece vicdanen ve ahlaken... Kimseye zorla yardım yapacaksın deme hakkımız elbette yok. Ancak Bay Gezen, faturayı sadece umreye gidenlere kesmesi ve onlara deli iması yapması çok tuhaf. Çünkü benim babam da umreye gitti ve gayet akıllı. Elinden geldiği kadar maddi durumu iyi olmayan ailelere yardımda bulunmaya çalıştı. Bizi ayakkabısı iyi olmayan arkadaşımla –maddi durumu iyi olmayan- beraber ayakkabıcıya götürdü ve ikimize de aynı ayakkabıdan aldı. Sen benim oğlumsun sen en iyisini al da o idareden ucuz bir şey alsın demedi. İkimize de seçin istediğini alın bakalım dedi. Babam bana harçlık verirken yanımdaki arkadaşa da aynı harçlığı verdi. Bana çok para verip o arkadaşa da bir sakız parası vermedi. En önemlisi yanımdaki arkadaşa para alışımı izletmedi, ona keşke benim de param olsun demeden verdi. Babam belli arkadaşlarıyla aralarında para toplayıp, her yağmur yağdığında geçilmez olan yola köprü yaptırdılar. Evet, bu adam umreye de gitti. Bak benim babam gibi daha ne babalar ve anneler var Anadolu da.
Ama siz şöyle deseydiniz “ bu kadar zengin bir toplum olmamıza rağmen çocuklarımızın bu soğukta terlikle dolaşmaları benim beynimi donduruyor” dese herkes anlar. Ve hatta teşekkür bile ederlerdi. Çünkü doğru bir teşhis ve bunun külfeti o toplumda yaşayan herkes olurdu. Ama sadece umreye gidenlere bu faturanın kesilmesi bize Bay Önder Sav’ı hatırlatmaktadır.
MÜJDAT GEZEN ÖYLE DİYORSA BENDE ONA ŞUNU DERİM; biz Anadolu insanları olarak hep size destek olduk ama siz bizleri hep aşağıladınız. Biz, sizin sevdiğiniz içkinize rakınıza karışmıyoruz, inandığınız şeylere sadece saygı duyuyoruz. Ama biz, sizden saygı da beklemiyoruz sadece karışmayın bize yeter diyoruz. Sadece işinize bakmanızı sanatınızla uğraşmanızı tavsiye ediyoruz.
AYRICA; Bu bot alamayan çocuklar için sadece neden umreyi hedef aldınız ki; dansözlerin göğüslerine bir servet koyanları görmediniz mi, pavyonlarda oynayan kadınların üstüne para saçanları görmediniz mi, ayrıca sizin bir çok sanatçı arkadaşlarınız esrar ve kokain kullanırken bunları görmediniz mi, ve onlara ödenen paralar bay gezen! Zehir tacirlerine büyük paralar ödeyen o bazı meslektaşlarınız; o ayağı üşüyen çocuğu zehirleyen arkadaşlarını, zavallı minicik yavrularımızı kardeşlarimizi zehirleyen arkadaşlarınızı görmediniz mi, evlerini esrar tarlasına çeviren o arkadaşlarından haberin yok muydu?!! Sanki Türkiye’de tarla kalmamış! Ayrıca bazı mankenlerle beraber olmak için kaç binler ödeyen sanatkar bazı arkadaşlarınızı görmediniz mi!! Görmemişsindir çünkü senin görmek istediğin şeyler farklı… Bazı arkadaşların özel araba koleksiyonu yapıyorlar ve komşuları park edecek yer bulamadıkları için polisten yardım istiyor! Ya bunları gördünüz mü veya duydunuz mu bay gezen! İşte bay gezen bu arkadaşlarının ruh sağlığı iyi benim umreye giden baban hasta!!! Ağzınızı açsanız cumhuriyet dersiniz ama bizim öğrendiğimiz cumhuriyetin içinde İNANÇLI insanların İNANÇLARINA saldırılır diye bir şey yok bay gezen! Ayrıca siz kaç çocuğa ayakkabı aldınız diye sorsam, yoksa sizde kulağı ezanda olmayıp gözü imamda mı olanlardansınız!
Bizim öğrendiğimiz Cumhuriyet; Sayın Hilmi Yavuz’un da bahsettiği gibi birbirini ötelemeyen anlayış, yani sen kısa eteklisin gâvursun yok sen kapalısın Arapsın anlayışı değil. Bizim anlayışımızın biz farklı değerlerimizde olsa bu toprakların çocuğuyuz ve kardeşçe yaşamasını biliriz diyenlerdeniz bay gezen! Yani birbirimizin değerlerine saygı ve hoşgörü gösteren bir yaklaşım..insanlarımızı ucu bucu öcü diye ayırmanın hiçbir manası da yok. Yanlışın tarafı olmayacağı kanısındayım. Bay gezen, gündeme gelmek ile alakalı, Ziya Paşa çok güzel bir beyit söylemiş onu da burada söylemek istiyorum tabi;
''Bevval-i çeh-i zemzemi lanetle anar halk
Sen Ka'be gibi kendini hürmetle benam et''
Birçok insan gibi Kâbe’yi taş parçası olarak görürüsünüz veya görmesiniz senin inancın beni ilgilendirmez. Ve bizim değerlerimize saldırmadığın müddetçe sana bir şeyde demeyiz tabi.. Anadolu insanı KABE’ye bambaşka bir göz ve temiz bir yürekle bakarız. Birçok insan orayı anlatınca gidemeyen insanların gözleri dolar bay gezen! Sessizce ağlarlar bay gezen! Yıllarca aç kalır susuz kalır ora gitmek için para biriktirir ve gider bay gezen! Bu insanlarımızı aşağılayamazsın bay gezen! Biz bu insanların çocuğuyuz biz bu insanlar sayesinde okuduk ve insanlarımıza tabi ki bütün kesimin inanç ve değerlerine saldırılmasını istemeyiz bay gezen! Umarım artık Ziya Paşa’nın da bahsettiği gibi olumlu güzel işlerde adın geçer bay gezen!
alıntı...