çok güzel bir konuya değinmişsin umut bende daha önce sitede yayınladığım bir yazıyı gönderiyorum bu yazılar ne halde olduğumuzu açıklıyor.
DİL KAZASI :BİR ÖLÜ HERKES YARALI
‘’SELAMÜN HELLO!’’diyerek başlamak istiyorum satırlarıma.Belki de bir mektuptur yazdığım ;ben de bilmiyorum ‘’ÇÜNKÜM’’ne olduğunu.’’RELAX’’olmaya davet ediyorum sizi,korkmayın pek yermeyeceğim.’’PERFECT’’bir yazı olmayacak belki de bu ama,’’I THİNK’’lerimi içerek,bana göre ‘’REEL’’olanları gösterecek.’’OK’’geçelim artık değineceklerime…
Evde,yolda,özellikle televizyonda,her yerde bir hengamedir almış başını gidiyor.Herkes bir şeyleri berbat etme çabasında ki bunların başını götürenlerden biride dilimizdir ne yazık!İnanın insan bu ‘’WC’’işini bu kadar başarılı yapabilir.Diyorum ya her yerde ,herkeste bir çaba halini almış artık dili mahvetme eylemi.Normal bir günümü anlatayım mesela size ki,sizde görün tuvaletlerin nasıl dolu olduğunu!!!
Sabah okula gitmek için 7 gibi kalkıyorum ki beni kaldıran şey telefonum oluyor çoğu zaman ;’’ALARM’’yazıyor kalk demek tabi bu.Kahvaltıdayken annem espri(!)mahiyetinde’’Kaç ŞUGAR atayım?’’diye soruyor bazen . Okula benİ babam bırakıyor.’’ÇÜSS’’ya da’’BYE BYE’’diyerek ayrılıyoruz birbirimizden.Okulda bazı arkadaşlarımız yenilik amaçlı olsa gerek (!)’’GOOD MORNİNG’’
diyor. Hele hele bazıları İngilizce öğretmenlerine ‘’Good morning Miss Ayşe,Fatma, Hayriye …’’derken Almanca öğretmenlerine de’’GUTEN TAG’’diyor.Acaba matematik öğretmenlerini görünce ne yapıyor bu arkadaşlar merak ediyorum?Neyse zil çalıyor ders başlıyor.Eee,bozacının şairi şıracı ,ders programında 4 saat İngilizce,2 saat Almanca var.Ne kadar güzel uyguluyoruz bu öğrendiklerimizi ama değil mi, gurur duymamız Lazım!
Teneffüslerde kantine gidiyoruz .İnanın bana yabancı sözcük dağarcığım gelişiyor yiyecek isimleri sayesinde .’’Pepito’’ne demekse;’’Browni’’en sevdiğim;’’Soho ‘’bazen; ’’M-joy’’en vazgeçilmezim;’’Hobby pek sevmem ama beleş olunca bazen!
Öğle yemeğini çoğu zaman okulda yiyorum.Tabi öğrenci milletinin milli yemeği;’’HAMBURGER’’ya da’’SANDVİÇ’’bazen eve gidiyorum,anneme sorunca ne yiyeceğimi ‘’POMES’’diyor.’’Pomes’’kelimesinin anlamı patates kızartması,kökeni almanca olan bu kelime,annemin kelime dağarcığına önceden biraz Almanca bilmesinden dolayı geçiyor.Eee malum,bildiğin kadarını dahi uygulaman lazım!Ay lav yu ay lav yu du yu lav mi yes aydu???
Bazen okul çıkışlarında çarşıya gidiyoruz. Ortalık ‘’shop’’çulardan geçilmiyor. Akşam haberlerde en vazgeçilmez konulardan biri;’’Ünlü TOP MODEL…’’neler yapmış yine kim bilir? Derken kanal değiştiriyorum;’’FİT kalmanın PÜF noktaları’’.İnternet olayına girmiyorum (Olay diyorum, çünkü o bir facia!),girersem bir daha çıkamam diye korkuyorum .Derken arkadaşlardan biri mesaj atıyorÜünlüleri bulabilene aşk olsun nerde ‘’A’’lar ‘’E’’ ler yahu…Yatma saati yaklaşıyor,dişlerimi ‘’colgate’’ile fırçalayıp yüzümü de ‘’dove’’ile temizliyorum…
Acaba nereye kadar sürecek bu iş? Gerçi o da belli. Dilimiz tamamen ortadan kalkınca bitecek elbette!Bazen düşünmüyor değilim hani çocuklarımıza da böyle abuk subuk isimler koyup koymayacağımızı.
Yüce ALLAH Türk Milletinin geleceğini Michael’lere,David’lere,Maria’lara emanet etmeyi nasip etmesin!!!AMİN…
Dilimize sahip çıkalım
BUGÜNDEN SONRA DİVANDA, DERGAHTA, BARGAHTA, MECLİSTE VE MEYDANDA TÜRKÇEDEN BAŞKA DİL KULLANILMAYACAKTIR. KARAMANOĞLU MEHMET BEY (13 Mayıs 1277)
Karamanoğullarının üçüncü hükümdarı Karamanoğlu Mehmet Bey, millet olarak yaşamanın ilk şartı olarak, dil birliğinin sağlanması gerektiğine inanıyordu. Kendi dilini ve kültürünü hor görüp başka kültürlere özenenlere karşıydı. 1277 yılında yayınladığı fermanla Türkçe den başka bir dil konuşulmasını yasakladı.
Yedi asır önce Türkçe ye verilen değeri günümüzde görememek aşağıda okuyacağınız şiirdeki gibi sizlerinde yüreğini sızlatıyorsa artık dilimize sahip çıkmanın zamanı gelmiş demektir.
Arıyorum
Karamanoğlu Mehmet Beyi arıyorum.
Göreniniz, bileniniz, duyanınız var mı?
Bir ferman yayımlamıştı;
Bu günden sonra divanda, dergâhta, bargâhta, mecliste, meydanda
Türkçeden başka dil konuşulmaya diye,
Hatırlayanınız var mı?
Dolanın yurdun dört bir yanını,
Çarşıyı, pazarı köyü, şehri
Fermana uyanınız var mı?
Nutkum tutuldu, şaşırdım merak ettim,
Dolandığınız yerlerdeki Türkçe olmayan isimlere,
Gördüklerine, duyduklarına üzüleniniz var mı?
Tanıtımın demo, sunucunun spiker,
Gösteri adamının showman, radyo sunucusunun discjokey,
Hanımağanın first lady olduğuna şaşıranınız var mı?
Dükkânın store, bakkalın market, torbasının poşet,
Mağazanın süper, hiper, gros market,
Ucuzluğun damping olduğuna kananınız var mı?
İlân tahtasının billboard, sayı tabelâsının skorboard,
Bilgi alışının birifing, bildirgenin deklârasyon,
Merakın uğraşın hobby olduğuna güleniniz var mı?
Bırakın eli, özün bile seyrek uğradığı,
Beldelerin girişinde wellcome,
Çıkışında, good-bye okuyanınız var mı?
Korumanın, muhafızın body-guard,
Sanat ve meslek pirlerinin, duayen,
İtibarın, saygınlığın prestij olduğunu bileniniz var mı?
Seki’nin, alanın platform, merkezin center,
Büyüğün mega, küçüğün mikro, sonun final,
Özlemin, hasretin nostalji olduğunu öğreneniniz var mı?
İş hanımızı plâza, bedestenimizi galleria,
Sergi yerlerimizi center room, show room,
Büyük şehirlerimizi, mega kent diye gezeniniz var mı?
Yol üstü lokantamızın fast-food,
Yemek çeşitlerimizin mönü olduğu yerlerde,
Hesabını, adisyon diye ödeyeniniz var mı?
İki katlı evinizi dubleks, üç katlı komşu evini tripleks,
Köşklerimizi villa, eşiğimizi antre,
Bahçe çiçeklerini flora diye koklayanınız var mı?
Sevimlinin sempatik, sevimsizin antipatik,
Vurguncunun spekülatör, eşkiyanın mafya,
Desteğe, bilemediniz koltuk çıkmağa sponsorluk diyeniniz var mı?
Mesireyi, kır gezintisini picnic,
Bilgisayarı computer, hava yastığını air-bag,
Pekâlayı, oluru okey diye söyleyeniniz var mı?
Çarpıcı, önemli haberler flash haber,
Yaşa, varol sevinçleri, oley oley,
Yıldızları star diye seyredeniniz var mı?
Vırvırık dağının tepesindeki köyde,
Cafe-show levhasının altında,
Acının da acısı, nes-kaaave içeniniz var mı?
Toprağımızı, bayrağımızı, inancımızı çaldırmayalım derken,
Dilimizin çalındığını, talan edildiğini,
Özün, el diline özendiğine içi yananınız var mı?
Masallarımızı, tekerlemelerimizi, atasözlerimizi unuttuk,
Şarkılarımızı, türkülerimizi, ninnilerimizi kaybettik.
Türkçemiz elden gidiyor, dizini döveniniz var mı?
Karamanoğlu Mehmet Bey i arıyorum,
Göreniniz, bileniniz, duyanınız var mı?
Bir ferman yayınlamıştı....
Hayal meyal hatırlayıp da sahip çıkanınız var mı?