+ Umutfmforum » Umutfmforum Genel » Umut Fm / Umut Fm Forum Hakkında » Umut FM Haftanın Makalesi
|- Türbanlılar Türkiye'nin "son sorunu" da çözülene kadar bekleyecek mi?
Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, şifrenizi ve aktif kalma süresini giriniz

Konu Bilgileri Kısayollar
Konu Başlığı Türbanlılar Türkiye'nin "son sorunu" da çözülene kadar bekleyecek mi?
Cevaplar 22
Sonraki Sonraki Konu
Görüntüleyenler0 ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Görüntülenme 715
Önceki Önceki Konu

Gönderen Konu: Türbanlılar Türkiye'nin "son sorunu" da çözülene kadar bekleyecek mi?  (Okunma sayısı 715 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Umut Fm

  • Site Sahibi
  • *
  • 5543
    İleti
  • Puan: 1219
  • Biz Hayatı Seslendiriyoruz...
    • Umut Fm
    • E-Posta
Türbanlılar Türkiye'nin "son sorunu" da çözülene kadar bekleyecek mi?


Kemal Kılıçdaroğlu'nun referandum kampanyasında "türbanı çözme" konusunda söylediği sözlere ihtiyatlı bir iyimserlikle yaklaştık hepimiz.
İhtiyatlıydık, zira Kemal Bey kısacık başkanlık döneminde epey yalpalama yaşamıştı bu konuda. Ama öte yandan iyimser olmaya çalışıyorduk çünkü nihayetinde CHP de bir siyasi partiydi ve artık CHP'de birileri AK Parti'yle yarışmak için AK Parti'den daha demokrat olmaya çalışmak gerektiğini anlamış olabilirdi.

Görünüşte çözüm için hiçbir engel yok gibiydi. Kılıçdaroğlu türban için AK Parti'yle işbirliği yapabileceklerini söylemişti. Erdoğan da "Tamam o zaman, 13 Eylül'de gündeme getirelim ve birkaç günde de halledelim" demişti.

Her neyse, bizler referandum sonrası bu konuda yaşanabilecek gelişmeleri merakla beklerken, iki lider türbanla ilgili ilk görüşmelerini yaptılar.

Ama ne yazık ki sonuç yine fiyasko!

Başbakan görüşmede Kılıçdaroğlu'na "Hadi, hemen bir komisyon kuralım türban olayını çözelim" demiş. Kılıçdaroğlu ise beklendiği gibi yine ipe un sermiş. Çözülmesi gereken pek çok konu olduğunu söylemiş. Dokunulmazlıkları, YÖK'ü, yüzde 10 barajı hatırlatmış; türbanın sorunlardan sadece biri olduğunu, tüm sorunların hep birlikte ele alınabileceğini söylemiş. Ayrıca türban konusunda ortada AİHM, Anayasa Mahkemesi ve Danıştay'ın kararları olduğunu, bunları da incelediklerini eklemeyi ihmal etmemiş.

İşin kötüsü ne biliyor musunuz? Böyle düşünen sadece Kılıçdaroğlu değil. Şu anda başörtüsü yasağına karşı olanların bir kesimi de dahil, birçok çevre böyle düşünüyor: Ya hep ya hiç... Ya bütün reformları birden yaparsınız ya da türban değişikliğini yaptırmayız...

 "Tüm sorunları bir arada ele almak" denen şeyin, mümkün olanı yapmamak için en sık başvurulan bahane olduğunu artık çok iyi biliyoruz. 2007 yılında AK Parti türban konusundaki anayasa değişikliğini yaptığı zaman ortaya atılan gerekçe de bu değil miydi? Geçtiğimiz referandumda BDP'nin boykot için baş gerekçesi de bu değil miydi? Pek çok solcu da aynı şeyi ileri sürmüyor muydu?

Ne oldu kısmi değişiklikler yapılınca? Diğer değişikliklerin önü açıldı mı yoksa tıkandı mı? Şu anda PKK meselesinin diyalog yoluyla çözümü yolunda önemli adımlar atılıyorsa, bunda referandum sonucunun rolü yok mu?

X x x

Herhangi bir özgürlüğe karşı olup da bunu açıkça ortaya koymaktan çekinenlerin çok sık başvurdukları bir gerekçe vardır:

"Şimdi sırası mı? Şu şu meseleler dururken siz nelerle uğraşıyorsunuz?"

Bu itiraza genellikle talep edilen özgürlük doğrudan karşı çıkılamayacak kadar haklı ve güçlü olduğu zaman başvurulur.

Türban meselesinde de geçmişten bu yana hep böyle oldu. Kimisi Kürt meselesi dururken türbana el atılmasını eleştirdi. Kimisi 301 dururken bu meselenin gündeme getirilmesini samimiyetsiz bulduğunu söyledi. Kimisi ise işi "işsizlik yoksulluk dururken nelerle uğraşıyorsunuz" demeye kadar vardırdı. Bu arada bazıları da -ki bu gerekçe daha çok demokrat bildiklerimizden geldi- AK Parti'nin özgürlükler meselesini bir bütün olarak ele almadığını, bütün özgürlükleri bir arada ele almadığı sürece de "kendine demokrat" olmaktan kurtulamayacağını ve inandırıcı olmayacağını iddia etti.

Bu tip itirazlar karşısında ilk olarak söylenmesi gereken temel ilke, özgürlükler arasında hiyerarşik bir ilişki; bir öncelik-sonralık sıralaması yapılamayacağıdır. Hele hele temel bir hakkın ihlali söz konusu ise hiç kimse hiç kimseye "sen şimdi bekle, sıran daha gelmedi" deme hakkına sahip olamaz.

İkinci olarak, AK Parti'yi diğer özgürlükler konusunda kayıtsız kalırken sadece türban konusunda hassasiyet göstermekle eleştirmek biraz olsun hakkaniyet duygusu olan hiç kimsenin yapabileceği bir suçlama değildir. Bu parti, sekiz yıllık iktidar döneminde dostun düşmanın kabul ettiği devrim niteliğinde birçok reforma imza atarken, birçok alanda özgürlükleri genişletirken, kendi çekirdek seçmeninin en temel talebi olan türban konusunda parmağını bile kıpırdatamadı. Türbanlıları kayırmak bir yana, onları bekleterek haksızlık etti. Ama görünen o ki, sosyal demokratları, solcuları ve hatta bir kısım demokratları hâlâ insafa getiremedi.

Şimdi görünen o ki, zavallı türbanlı genç kızlar Türkiye'nin "son sorunu" da çözülene kadar beklemek zorundalar! Yani çıkmaz ayın son perşembesine kadar...

Düzeltme: "Duvarların ardında" başlıklı son yazımda bir teknik hata sonucu yazının ilk cümlesi yer almamış. Yazının "24 Eylül günü ne yapıyordunuz?" cümlesi ile başlaması gerekiyordu. Düzeltir, teknik servis adına özür dilerim.


Gülay Göktürk
...Hayat Akşamlıdır...

yasemin

  • Kıdemli Üye
  • *
  • 8569
    İleti
  • Puan: 1204

Bu parti, sekiz yıllık iktidar döneminde dostun düşmanın kabul ettiği devrim niteliğinde birçok reforma imza atarken, birçok alanda özgürlükleri genişletirken, kendi çekirdek seçmeninin en temel talebi olan türban konusunda parmağını bile kıpırdatamadı. Türbanlıları kayırmak bir yana, onları bekleterek haksızlık etti.


Evet bu konuda bir reforum getiremediler..
yasemin(:

papatyam

  • Moderatör
  • *
  • 8611
    İleti
  • Puan: 981
Getirmediler değil evet getiremediler..
İnşALLAH tabanda yatan bazı engeller kalktığında ben inanıyorumki bu sorunda çözülecek inş.


taymaskh

  • Site Yöneticisi
  • *
  • 7735
    İleti
  • Puan: 1010
  • Duamın kefaretisin sevgili!Aşk ile amenna demişim.
    • Semerkand dergisi gönüllüleri....
Alıntı
Şimdi görünen o ki, zavallı türbanlı genç kızlar Türkiye'nin "son sorunu" da çözülene kadar beklemek zorundalar! Yani çıkmaz ayın son perşembesine kadar...



Kimse Türban sorununu sorun olarak görmüyorki zaten..
"Yasak  hemşerim "bitti..
Hiç kimse önemseyip hakları yenen o türbanlılara ne olduğunun altını çizdi nede hakdan hukukdan anlayan zihni dar zihniyetsizler hak hukuk olarak gördü...
basit bir direniş olarak algıladılar ve direnişi açtırarak kırdıklarını zannettiler..
Türbanlı kızlarda başlarını açarak ekmeklerine yağ sürerek büyütülecek bir sorun değilmiş dedirterek sorunu basitleştirdiler..
Ya açacaksın yada okumayacaksın...
Dirayetli davranan taraf sadece başörtüsü düşmanları oldu ve sorun belkide çok basitken çözülmez hale sokuldu aslında o zhiniyete kalsa türban sorunu diye bir sorun yok kanun belli açacaksın açanlar gibi..
Eğer gerçekten bu ciddi bir sorun haline getirilse ve birlik halinde hareket edilse belki bu kadar uzamayacakdı bile..
Velhasıl birimiz açıp diğerimiz diretirken bu sorun pek çözülmez ama zamanında hukuksal olarak hakkımızı arasaydık bu kadar beklemek zorunda kalmazdık herhalde..
Yinede temennimiz ve duamız bir an önce bu zulmun sona erip okuyan kardeşlerimizin rahat nefes alabilmesi..
"Ey Peygamber! Sakın zalimlerin yaptıklarından ALLAH'ın gâfil olduğunu sanma! Ancak ALLAH, onların cezalarını, gözlerin dışa fırlayacağı güne erteler. ( 14/ İbrahim - 42 )

çoban

  • Çalışkan Üye
  • *
  • 586
    İleti
  • Puan: 225
    • E-Posta
 bu konuda muzdarip olan ve samimiyetle dert edinen kardeşlerimin temiz yüreklerini ferahlatacak bir müjde vermek istiyorum.
 rabbimin izniyle başörtü sorunu 1 yılı içerisinde sona erdirilecek ve tarihin çöplüğüne atılacaktır.
 siz kardeşlerimden gelişmeleri sabır ve duayla izlemenizi istirham ediyorum. 

Mehmet UFUKALP

  • Kıdemli Üye
  • *
  • 1851
    İleti
  • Puan: 101
    • E-Posta
Halk düşmanları, halkın değerlerini halka önce yabancılaştırmakta, sonra da bu değerlere halkı düşman etmeye çalışmaktadırlar.

Türban fransız kökenli bir kelimedir. Bu kelimeyi hiç bir zaman tesettürlüler kullanmış değildir. Türban kelimesini tesettür düşmanları, halkı tesettüre düşman etmek için ortaya atmışlardır ki, tesettürle daha iyi mücadele edebilsinler.

Zaten balık hafızalı ve düşünmeyen bir topluma sahibiz. Ve çoğu insan folluğundaki yumurta kadar islamın ve halkın genel anlmdaki problemleri ile ilgili değildir.

Bir de karşısına hiç duymadığı, kendisine yabancı bir kelime çıktığında, bilmeden, anlamadan, bu kelimeye kendisini düşman etmeye çalışanlarla birlikte düşman olabilmektedir.

Halkın anladığı ve uyguladı, tesettür, başörtüsü, tülbent, yazma, eşarp, yemeni ve daha bir sürü kültürel zenginliklerimizle ifade ettiğimiz, hesi de islami hicabı örtüyü temsil eden giysilerle ifade etmek varken, islam düşmanlarının neden özellikle türban kelimesine asıldıklarını unutmamak gerekiyor.

İslam düşmanları samimi ve bilinçli müslümanların başörtüsü probleminin halli ile yetinmeyeceklerini çok iyi bilmektedirler. Bu yüzden bulundukları noktayı, siperi korumak onlar için en iyi durum olarak değerlendirilmektedir.

Başörtüsü meselesini çözüme kavuşturarak halka şirin gözükme peşinde olanların da bir gün başörtüsü probleminin hallinin bunu isteyenlere yetmeyeceğinin farkındadır. Bu yüzden onlar da başörtüsüne çözüm getirecekmiş gibi durmakta, ancak her türlü bahanenin arkasına sığınarak, bu durumdan azami derecede istifade etmek istemektedirler.

Bazı kardeşlerimizin hüsnü zannı güzel, ancak biraz ötüpik. Çünkü arzu edilen tarzda bir çözümün olacağını hiç sanmıyoruz.
Üniversitelerde başörtüsü serbest olsa bile devlet dairelerinde serbest olmayacaksa bunun yine bir anlamı olmayacaktır. Çünkü onca emek verilerek alınan eğitimin bir de semeresinin alınması gerekir ki, orda da sorun olduğu gibi orta yerde durmaya devam edecektir.

Toplumlar, lokal ıslahatlarla düzelemezler. En iyi düzelme kötünün kökünün kazılarak yerine iyinin ikame edilmesidir. Bunun tarihte örnekleri de çoktur. Yoksa tağutlar anlaşmalarla asla oturdukları yerlerinden kalkmayacaklardır.

ekru

  • Moderatör
  • *
  • 2515
    İleti
  • Puan: 409
  • ''BEN HÜZNÜMÜ VE KEDERİMİ YALNIZ ALLAH'A ŞİKAYET EDİYORUM''(Yusuf/86)
Bu konuda hiçbirşey hissetmiyorum,okulu bırakalı 11 yıl oldu değişen birşey yok,çocuklarım okula başladı herşey aynı,bir zamnlar f.gülenin sözleri hakikat oldu geçen 11 yılda gördümki başörtüsü bu millet için teferruattır...
"Biz yangında koşuyu
kaybeden atlarız
Biz kirli ve temiz çamaşırları
Aynı zaman aynı minval üzere katlarız
Biz koşu bittikten sonra da koşan atlarız"

Mehmet UFUKALP

  • Kıdemli Üye
  • *
  • 1851
    İleti
  • Puan: 101
    • E-Posta
Bu konuda hiçbirşey hissetmiyorum,okulu bırakalı 11 yıl oldu değişen birşey yok,çocuklarım okula başladı herşey aynı,bir zamnlar f.gülenin sözleri hakikat oldu geçen 11 yılda gördümki başörtüsü bu millet için teferruattır...

Halbuki, başörtüsü teferruattır diyenler, başörtüsü açması haram örtmesi farz olan bir ibadettir. Şiar yönü olan ibadettir diye söyleselerdi, hem millet için başörtüsü teferruat haline gelmez, hem başörtüsüne düşman zalimler geri adım atarlardı.

Biz savaşı başta kendimizle, kendimiz de kaybetttik öyle değil mi? Bedevi bir tabirle, İmam.......... cemaat ......................oldu. İmam efendi başörtüsüne teferruat deyince, cemaate söyleyecek pek bir şey kalmıyor yani.

Mehmet UFUKALP

  • Kıdemli Üye
  • *
  • 1851
    İleti
  • Puan: 101
    • E-Posta
Bu konuda hiçbirşey hissetmiyorum,okulu bırakalı 11 yıl oldu değişen birşey yok,çocuklarım okula başladı herşey aynı,bir zamnlar f.gülenin sözleri hakikat oldu geçen 11 yılda gördümki başörtüsü bu millet için teferruattır...

ALLAHın farz emrini okula tercih ettiğiniz için Rabbim sizleri cennet hatunu eder inşALLAH. Bu direnişinizin ahirette karşılığı cennet olur inşALLAH.

ekru

  • Moderatör
  • *
  • 2515
    İleti
  • Puan: 409
  • ''BEN HÜZNÜMÜ VE KEDERİMİ YALNIZ ALLAH'A ŞİKAYET EDİYORUM''(Yusuf/86)
İnşaALLAH öyle olur (aciz günahkar bir kulum Rabbimin rızasını kazanacak fazlaca amelim yok) Duyarlılığınıza teşekkür ederim maksimilyan çünkü bu durumu takdir eden insan sayısı çok az genelde tekdir alıyorum ben çünkü bu da işin daha acı bir tarafı oluyor...
"Biz yangında koşuyu
kaybeden atlarız
Biz kirli ve temiz çamaşırları
Aynı zaman aynı minval üzere katlarız
Biz koşu bittikten sonra da koşan atlarız"

Seo4Smf Tagleri:
Tıklayın, konuyu kendi sosyal ağlarınızda paylaşın.
 

Related Topics

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
7 Yanıt
290 Gösterim
Son İleti 23 Temmuz 2009, 15:14:56
Gönderen: ihsas
7 Yanıt
272 Gösterim
Son İleti 16 Kasım 2008, 19:40:01
Gönderen: M.EsaD
25 Yanıt
702 Gösterim
Son İleti 22 Ekim 2009, 21:23:43
Gönderen: inşirah
0 Yanıt
74 Gösterim
Son İleti 12 Ağustos 2009, 18:32:56
Gönderen: ay_nur
7 Yanıt
235 Gösterim
Son İleti 19 Kasım 2009, 20:23:21
Gönderen: uyku