Halk düşmanları, halkın değerlerini halka önce yabancılaştırmakta, sonra da bu değerlere halkı düşman etmeye çalışmaktadırlar.
Türban fransız kökenli bir kelimedir. Bu kelimeyi hiç bir zaman tesettürlüler kullanmış değildir. Türban kelimesini tesettür düşmanları, halkı tesettüre düşman etmek için ortaya atmışlardır ki, tesettürle daha iyi mücadele edebilsinler.
Zaten balık hafızalı ve düşünmeyen bir topluma sahibiz. Ve çoğu insan folluğundaki yumurta kadar islamın ve halkın genel anlmdaki problemleri ile ilgili değildir.
Bir de karşısına hiç duymadığı, kendisine yabancı bir kelime çıktığında, bilmeden, anlamadan, bu kelimeye kendisini düşman etmeye çalışanlarla birlikte düşman olabilmektedir.
Halkın anladığı ve uyguladı, tesettür, başörtüsü, tülbent, yazma, eşarp, yemeni ve daha bir sürü kültürel zenginliklerimizle ifade ettiğimiz, hesi de islami hicabı örtüyü temsil eden giysilerle ifade etmek varken, islam düşmanlarının neden özellikle türban kelimesine asıldıklarını unutmamak gerekiyor.
İslam düşmanları samimi ve bilinçli müslümanların başörtüsü probleminin halli ile yetinmeyeceklerini çok iyi bilmektedirler. Bu yüzden bulundukları noktayı, siperi korumak onlar için en iyi durum olarak değerlendirilmektedir.
Başörtüsü meselesini çözüme kavuşturarak halka şirin gözükme peşinde olanların da bir gün başörtüsü probleminin hallinin bunu isteyenlere yetmeyeceğinin farkındadır. Bu yüzden onlar da başörtüsüne çözüm getirecekmiş gibi durmakta, ancak her türlü bahanenin arkasına sığınarak, bu durumdan azami derecede istifade etmek istemektedirler.
Bazı kardeşlerimizin hüsnü zannı güzel, ancak biraz ötüpik. Çünkü arzu edilen tarzda bir çözümün olacağını hiç sanmıyoruz.
Üniversitelerde başörtüsü serbest olsa bile devlet dairelerinde serbest olmayacaksa bunun yine bir anlamı olmayacaktır. Çünkü onca emek verilerek alınan eğitimin bir de semeresinin alınması gerekir ki, orda da sorun olduğu gibi orta yerde durmaya devam edecektir.
Toplumlar, lokal ıslahatlarla düzelemezler. En iyi düzelme kötünün kökünün kazılarak yerine iyinin ikame edilmesidir. Bunun tarihte örnekleri de çoktur. Yoksa tağutlar anlaşmalarla asla oturdukları yerlerinden kalkmayacaklardır.