+ Umutfmforum » Umutfmforum Genel » Gündem Dışı ve Kategorisiz Konular » Serbest Kürsü
|- Tartışma platformu.6.haftanın konusu Tasavvuf ve tarikatler...
Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, şifrenizi ve aktif kalma süresini giriniz

Konu Bilgileri Kısayollar
Konu Başlığı Tartışma platformu.6.haftanın konusu Tasavvuf ve tarikatler...
Cevaplar 86
Sonraki Sonraki Konu
Görüntüleyenler0 ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Görüntülenme 2383
Önceki Önceki Konu

Gönderen Konu: Tartışma platformu.6.haftanın konusu Tasavvuf ve tarikatler...  (Okunma sayısı 2383 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

taymaskh

  • Site Yöneticisi
  • *
  • 7735
    İleti
  • Puan: 1010
  • Duamın kefaretisin sevgili!Aşk ile amenna demişim.
    • Semerkand dergisi gönüllüleri....

                                                                  

.......Bu haftaki konumuz tasavvuf ve tarikatler üzerine...
                                
*Günümüzün en çok muhalif ve tartışılan konularından olan tasavvuf ve tarikatlara bakış açılarınız?
                                                          
*Tasavvufu yeni bir din anlayışı olarak gösterilmesine nasıl bakıyorsunuz?
                                    
*Tasavvuf insan hayatını ne kadar etkilemekde ve ne kadar büyük bir faktör oluşturmakda ?
                                                    
*Günümüzdeki mürid ve mürşid ve tasavvuf anlayışı sağlıklı yaşanmaktamıdır?
                                                                      
*Tasavvuf ve tarikatler üzerine herşey...
                                                                    
 ..............Görüşlerinizi bekliyoruz
....
« Son Düzenleme: 13 Mart 2010, 02:48:35 Gönderen: bebekdostu »
"Ey Peygamber! Sakın zalimlerin yaptıklarından ALLAH'ın gâfil olduğunu sanma! Ancak ALLAH, onların cezalarını, gözlerin dışa fırlayacağı güne erteler. ( 14/ İbrahim - 42 )

papatyam

  • Moderatör
  • *
  • 8611
    İleti
  • Puan: 981
Çok derin mevzu
öncelikle ALLAH razı olsun taymaskhım
bu güzel konu için,istifade edenlerden oluruz inş.

platformda bu konuda fazla fikir ayrılıkları çıkıcak diye düşünüyorum

tasavvufun birsürü terimleri var
ama benim için tasavvuf;
nasılki vücudumuzu yeme içmeyle besliyor ayakta tutuyorsak
tasavvufta ruhun doyurulması,ruha can katmak
manevi iklimin havasını solumak
Günümüzde birçok yaşanan psikolojik sorunların da ruhun açlığından kaynaklandığı aşikar..

Doğruluğu nekadar doğru bilmiyorum ama
biara Irak'ta savaş yüzünden psikolojisi bozulan askerlerin tasavvufla tedaavi edildiğine dair bir yazı okumuştum..


Bera

  • Moderatör
  • *
  • 4972
    İleti
  • Puan: 404
  • Ne çaresizsin ne de çare sensin...
Bende tebrik ediyorum çok güzel bir konu seçmişsiniz  ;)

Tasavvuf noktasında bence insanların sıkıntı ettiği konu tasavvufu araç değil amaç gibi görmeleridir.Yani tasavvuf kuyuya inmek için bize ışık tutar ama asla o kuyudaki derinlik değildir.
Ki tasavvuf ile ilgilenen alimler ve şahsiyetlerde tasavvufa böyle bakmışlar onu hiçbir zaman asıl nokta ilan etmemişlerdir.
Hatta şu da varki tasavvuf , gününmüz insanın ruhen manen derinleşmek için ilgilendiğ alan olmasına rağmen tasavvufu tasavvuf yapan alimler dindeki ve manen yaşadıkları deriinliklerinin sonucu tasavvufu geliştirmişlerdir.tasavvuf benim kendi tanımıma göre,dinin gönülde can bulup çoşmasıyla taşan sanattır.İçten gelmedikçe mana bulmaz ve esas noktası temeli dindir diye düşünüyorum.

Tarikat noktasında da aklıma ilk gelen şey Said Nursi Hazretlerinin:
 'zaman tarikat zamanı değil iman kurtarma zamanıdır.Tarikatsız cennete girilebilir ama imansız girilemez'
sözü aklıma geldi.

Tarikatlar ise derinleşmenin daha sıkı boyutu diye tanımlanabilir.gerekli olup olmadığı konusunda cevap vermek haddim değildir lakin tarikat adı altında insanların kendi gruplarına kapanıp tebliğ ve irşat noktasını es geçtiklerini görebiliyorum.Her tarikat için tabi ki bu söz konusu değil ama maalesef dediğim gibi kendi içine kapanıp diğer tarikatlerden hoşnut olmayan insanları bile tanıyorum bu da demeketir ki bu yapılan tarikat değil yapılan kabileciliktir

Tarikatın kelime anlamı ALLAHa giden yol demektir.şu küçücük dünyada onlarca yol varken alemleri kaplayan Rabbimize giden yol ne kadar çoktur kimbilir?
Sufilerin bir anlayışına göre dünyadaki insan adedince ALLAHa giden yol vardır.Hatta alınan nefes adedince ALLAHa giden yol bulmak mümkündür.Her yol ona çıkarken hala yolumuzu nasıl bu kadar şaşırıyoruz anlamıyorum  ???

acizane böyle düşünüyorum

inan01

  • Faydalı Üye
  • *
  • 816
    İleti
  • Puan: -4
  • HAKİKİ İMAN'I ELDE EDEN KAİNATA MEYDAN OKUR
    • E-Posta
Tarikat noktasında da aklıma ilk gelen şey Said Nursi Hazretlerinin:
 'zaman tarikat zamanı değil iman kurtarma zamanıdır.Tarikatsız cennete girilebilir ama imansız girilemez'
sözü aklıma geldi.

tebrik ederim kardeşim çok güzel bir konu seçmişsiniz inş. yorumlarımı yani bildiklerimi paylaşacagım selametle kardeşlerim
O'nu tanıyan zindanda da olsa SARAYDADIR....BAHTİYARDIR.... o'nu tanımayan saraydada olsa zindandadır bedbahtır

taymaskh

  • Site Yöneticisi
  • *
  • 7735
    İleti
  • Puan: 1010
  • Duamın kefaretisin sevgili!Aşk ile amenna demişim.
    • Semerkand dergisi gönüllüleri....
Teşekkürler arkadaşlar..
Katılımlarınızı ve görüşlerinizi bekliyoruz..
Konu derin ve inşALLAH derinleştikçe farklı ummanlarda yol alırız diye ümid ediyorum..
şimdiden sağlıklı tartışmalar diliyorum umarım hakkı ile istifade eder ve faydalanılacak konu halinde devam ettiririz..
selametle..
"Ey Peygamber! Sakın zalimlerin yaptıklarından ALLAH'ın gâfil olduğunu sanma! Ancak ALLAH, onların cezalarını, gözlerin dışa fırlayacağı güne erteler. ( 14/ İbrahim - 42 )

inan01

  • Faydalı Üye
  • *
  • 816
    İleti
  • Puan: -4
  • HAKİKİ İMAN'I ELDE EDEN KAİNATA MEYDAN OKUR
    • E-Posta
öncelikle ıslahati manaları yazmak istedim daha sonra devam inş.
Tasavvuf ve tarikat kelimelerinin ıstılahi manalarına kısaca değinmek gerekirse;

Tasavvuf: İslam'ın akidevi ve ilmi temellerine dayanarak nefsi; şehvani ve dünyevi meyillerden arıtarak ahlakı güzelleştirmek, İslami yaşamı özümsemek ve bu yolla ALLAHa ulaşma ve kurbiyetine mazhar olma yöntemidir.

Tarikat ise; ALLAHa ve onun rızasına ulaşmak için yukarıda izah ettiğimiz usul ve erkân üzere kurulan tasavvuf yoludur. Elbette tasavvuf ve tarikat bahsi çok geniş ve kapsamlıdır. Ancak bu özet hali, meramımızı ifade etmeye kâfidir.

inş. devam ederim kardeşlerim
O'nu tanıyan zindanda da olsa SARAYDADIR....BAHTİYARDIR.... o'nu tanımayan saraydada olsa zindandadır bedbahtır

inan01

  • Faydalı Üye
  • *
  • 816
    İleti
  • Puan: -4
  • HAKİKİ İMAN'I ELDE EDEN KAİNATA MEYDAN OKUR
    • E-Posta
Tasavvuf ve tarikatlar, İslam'ın geniş bir coğrafyada hakim olmasından sonra yavaş yavaş ortaya çıkmıştır. İnsanlığa hayat bahşeden ve insanoğlunu cehaletin zulüm ve zulumatından kurtaran, onları dünyanın en şerefli makamlarına ulaştıran İslam, aynı zamanda kainatın rabbini ve ebedi bir âlemin varlığını da sonsuz delillerle izhar ediyordu. İslam'ın insanlığa tattırdığı maddi ve manevi lezzetlerin farkına varan tahkik ehli, bu lezzetin vadilerine daldıkça feraset ve basiret gözleri açılarak hakikatin sırrına mazhar oluyorlardı. Bu keşif ehli, genişleyen İslam coğrafyası ve İslam ümmeti içerisinde İslam'a fevc fevc giren insanların İslam'ın bu nimetlerinin lezzetlerine varabilmeleri için yol gösteriyor, insanları irşad ederek birer mirşid-i kamil oluyorlardı. Müslüman toplumların İslam ahlakı ile ahlaklanmasına yardımcı oldukları gibi irşad, davet ve tebliğleriyle çoğu zaman orduların savaşarak başaramadıklarını başarıyorlardı. Özellikle Orta Asya coğrafyasının İslam ile müşerref olmasında büyük katkılar sağlamışlardır. İslam felsefesini oluşturarak kalbi ve melekuti ilimlerin inkişafına büyük hizmetleri olmuştur. Bu yönleri ile ele alındığında tasavvuf, İslam'ın bir cüz’üdür. Özellikle İslam dininin hâkim olduğu ortamlarda tasavvufun önemi ortaya çıkar. İslam tarihi açısından tasavvuf ve tarikat denildiğinde özetle bunu anlıyoruz.

O'nu tanıyan zindanda da olsa SARAYDADIR....BAHTİYARDIR.... o'nu tanımayan saraydada olsa zindandadır bedbahtır

inan01

  • Faydalı Üye
  • *
  • 816
    İleti
  • Puan: -4
  • HAKİKİ İMAN'I ELDE EDEN KAİNATA MEYDAN OKUR
    • E-Posta
, İslam ümmeti ve İslam coğrafyasının bu kadar genişlediği bir zamanda büyük bir öneme haiz ve önemli bir misyonu yükleyen tasavvufi tarikatların çokluğuna rağmen neden bu muazzam İslam ümmetine ve geniş İslam coğrafyasına İslam düşmanları hükmediyorlar?

Osmanlılara kadar her ne kadar iktidardakiler sultanlar ve padişahlar; yönetim biçimleri Saltanat ve Padişahlık ise de İslam dininin yaşanmasında pek bir engel yoktu. Ancak Osmanlılardan sonra İslam düşmanları Müslüman memleketleri işgal etmeye ve hükmetmeye başladılar. Şu anda İslam coğrafyası bir iki istisna dışında İslam düşmanlarının hâkimiyetleri altındadır. Böylesi durumlarda sadece İslam'ın bir cüz’ü olan tasavvuf ve tarikat yoluyla değil; bir bütün olarak “Nebevi Metod” ile mücadele edilir. Nebevi Metod, aynı zamanda tasavvufu da içinde barındırır. Tasavvuf mücadele ile birlikte olduğunda daha da güzeldir. Muvaffakiyet ve zaferin erken tezahür etmesine vesile olur.

Günümüzdeki tasavvuf anlayışı ve tarikatların gerçek durumları ise ciddi bir boyutta ele alınması gerekir. İsim vererek kimseyi itham etmeye hakkımız yoktur. Gerçekten ALLAH rızası için hizmet veren ve “ALLAH’a ulaşmayı amaç” edinen ve ellerinden geldiği kadar etraflarına da faydalı olanlar vardır. Ancak bir vakiiyet olarak İslam ümmeti içerisinde bu tasavvuf ve tarikatlar minvali üzerinde var olan bazı gerçekleri de görmek gerekir. Tasavvuf ve tarikatlarda, babadan oğula geçer bir metodun ihdas edildiği, dünyevi meta’dan uzaklaşma ve nefsi tezkiye esas iken, terk yerine toplamanın, yığıştırmanın ve dünyevi lezzetlere gark olmanın tercih edildiği, bazı endişe ve çıkarlardan dolayı gerçekte İslam düşmanları olan partilere destek verildiği, İslam düşmanlarının kendi emellerine alet ettikleri birer araç haline dönüştürüldüklerine maalesef şahid olmaktayız. İslam düşmanlarının İslam ümmeti üzerindeki projelerinden biri olan; kıyam ve şehadet ruhunu yok etmek için kullanılan kesimler de mevcuttur. “biz siyasete karışmıyoruz, kimsenin de karışmasını tavsiye etmeyiz” deyip Müslümanların siyasetten uzaklaşmalarını ve boyundurukları altında bulundukları yönetimlere koyun-misal uslu vatandaşlar olmasını tavsiye edenlerde vardır. Ne yazık ki, bunlar birer vakııyyettir.

İslam düşmanlarının körükledikleri zulüm, cehalet, fısk ve fücurat ateşinin İslam ümmetini kasıp kavurduğu, bu ateşin evimizin içine girip dinimizi, imanımızı ve namusumuzu yaktığı bir ortamda nebevi metod ile karşı koymaktan başka çare yoktur. Burada tasavvuf ve tarikata bakışımız; Rasulullah (sav)'in metodu doğrultusunda olmalıdır. O (sav), nefsi arınma, seyr-u sülük mihverinde arş-ı âla’ya, sidret-ul muntehaya çıkıp yüce ALLAH ile perdesiz mükaleme yapmasına rağmen ümmetini unutmamıştır. Hallac-ı Mansur, vahdet-i vücud derecesine ulaşmasına rağmen halkını unutmamıştır. Bu asırda Rasulullah (sav)'ın metodu etrafında birleşmek, davet ve tebliğ ekseninde mücadele verirken nefsi terbiye, rızayı ilahi ve ALLAHa kavuşmak esas alınmalıdır. Tasavvufi tarikatların asli fonksiyonlarına avdet etmeleri, irşad, davet, tebliğ, İslam’ı yaşama, güzel ahlak, ALLAH rızası ve ALLAHa ulaşma yolunda hizmet etmeleri, zalim sulta ve düzenlere karşı korkusuzca İmam Rabbani (ks) gibi kıyam etmeleri gerekir.

Bu vesile ile, Şah-ı Nakşibendi (ks)’nin Evrad-ı Kudsiye ve Şeyx Abdulkadir-i Giylani (ks)’nin Tazarru ve Niyaz duaları her İslam davetçisinin mahsus vakitlerde okuyarak nasiplenmesi gereken çok âli dualar olduğunu hatırlatıyor ve herkese tavsiye ediyorum.

O'nu tanıyan zindanda da olsa SARAYDADIR....BAHTİYARDIR.... o'nu tanımayan saraydada olsa zindandadır bedbahtır

yasemin

  • Kıdemli Üye
  • *
  • 8569
    İleti
  • Puan: 1204
Bu konuyla alakalı ''Hilal tv. Düşünce gündemi''adlı poğramda(Abdurrahman arsan Ali bulaç ve Adnan inanç) iki haftadır tasavvuf ele alınıyor ve devam edecekler..İşte tasvvufun çıkışı konumu gibi.. İzlemeyi tavsiye ediyorum..

Bu arada güzel ve önemli bir konu açmışsın bende yapılan yorumları takıp edicem..
yasemin(:

Hilalnur

  • Kıdemli Üye
  • *
  • 3494
    İleti
  • Puan: 435
Bu konuyla alakalı ''Hilal tv. Düşünce gündemi''adlı poğramda(Abdurrahman arsan Ali bulaç ve Adnan inanç) iki haftadır tasavvuf ele alınıyor ve devam edecekler..İşte tasvvufun çıkışı konumu gibi.. İzlemeyi tavsiye ediyorum..

Bu arada güzel ve önemli bir konu açmışsın bende yapılan yorumları takıp edicem..


O programda anlatilanlari sende özetle burda paylas istersen.Mesela bu zamana kadar ne konusuldu? Onlar nasil bakiyor bu konuya?
Hayat Imandir!..

Seo4Smf Tagleri:
Tıklayın, konuyu kendi sosyal ağlarınızda paylaşın.
 

Related Topics

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
35 Yanıt
1403 Gösterim
Son İleti 16 Ocak 2010, 12:20:18
Gönderen: Süheyla
208 Yanıt
4966 Gösterim
Son İleti 05 Şubat 2010, 11:18:47
Gönderen: sahli698
31 Yanıt
1263 Gösterim
Son İleti 06 Şubat 2010, 22:29:43
Gönderen: ahmedonur
27 Yanıt
1112 Gösterim
Son İleti 02 Ekim 2010, 16:56:23
Gönderen: Sümeyye Kurt
72 Yanıt
1815 Gösterim
Son İleti 17 Ekim 2010, 15:32:09
Gönderen: Anlam