+ Umutfmforum » Umutfmforum Genel » Gündem Dışı ve Kategorisiz Konular (Moderatör: gül_güzeli)
|- Sofralar...Ve Liderler...
Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, şifrenizi ve aktif kalma süresini giriniz

Konu Bilgileri Kısayollar
Konu Başlığı Sofralar...Ve Liderler...
Cevaplar 67
Sonraki Sonraki Konu
Görüntüleyenler0 ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Görüntülenme 1543
Önceki Önceki Konu

Gönderen Konu: Sofralar...Ve Liderler...  (Okunma sayısı 1543 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

umudum

  • Çalışkan Üye
  • *
  • 437
    İleti
  • Puan: 122
Ynt: Sofralar...Ve Liderler...
« Yanıtla #20 : 28 Ocak 2012, 11:00:23 »


Süriyenin yarisi Esadi desteklerken bir yarisi devirmek istiyor.Neden zülüme ragmen hükümetin düsmesini istemiyor bu millet? Esad gidince kim gelecek? kimler sevinecek? Zülümler hangi mertebeye ulasacak? Uzakdan ahkam kesmek kolay. Yukaridaki Fotograftaki gibi Suriye toz duman altinda ve biz sisden ve bulaniklikdan dolayi net birsey göremiyoruz.


Hakkın ölçüsü asla kalabalıklar değildir.
Kalabalıklar ölçüsü sadece yıgınlara sürü olarak bakan
niteliğe değilde niçeliğe önem verenl mantık için değer taşır
ama islamda bunun hükmü;
Bakara 249:

Talut, orduyla birlikte ayrıldığında dedi ki: 'Doğrusu ALLAH sizi bir ırmakla imtihan edecektir. Kim ondan içerse, artık o benden değildir ve kim de -eliyle bir avuç alanlar hariçonu tadmazsa bendendir. Küçük bir bölümü hariç (hepsi sudan) içti. O, kendisiyle beraber iman edenlerle (ırmağı) geçince onlar (geride kalanlar): 'Bugün bizim Calut'a ve ordusuna karşı (koyacak) gücümüz yok' dediler. (O zaman) Muhakkak ALLAH'a kavuşacaklarını umanlar (şöyle) dediler: 'Nice küçük topluluk, daha çok olan bir topluluğa ALLAH'ın izniyle galib gelmiştir; ALLAH sabredenlerle beraberdir.'


Konforun rahatını , hakkın hakimiyetine tercih ediyorsanız,
sizin mantığınızla efendimizden,
kerbelayı edebiyat olarak kullanan,
çağımızın kerbelası olan Suriyede  niçe Hüseynlerin kanının sorumlusu olanların
hakikat yönüne değilde efsanesinde bogulup , davasını günçelleyemeyenlerin nesneleştirdiği
 Hz. Hüseyine kadar niçe değerleri siz terörist olarak değerlendirirsiniz de   farkında bile olmazsınız.

Zulümler sizce ne mertebede, razı olabiliyor, mideniz kaldırabiliyormu,
tanklarla camiler bombalanıyor, bayram günlerinde hayvanların dahi yapamayaçağı alçaklıkta katliamlar işleniyor,
her gün haberlere ve görüntülere konu oldugu üzere
esad rabbimiz diyen sapık katiller cami önlerinde onlarca müslümanı şehid ediyor,
ve siz razı olabilirsiniz ama orada direnen müslümanlar bunlardan bile yılmadan,
sapık katillerce yönetilmeyi canlarına minnet biliyorlar.


Alıntı
Uzakdan ahkam kesmek kolay.

Açaba kim uzaaktan ahkam kesiyor.
Siz küçüçük çoçuğu hapse atılıp , en alçak işkençelerden sonra cesedi kapının önüne konan annenin yerine koyarmısın kendini,
bir geçe vakti evleri basılıp derdest edilip namusu kirlenen kadının  açısını hissedebilirmisin,
o kadının eşinin , çoçuklarının ızdırabını yüreğinde duyabilirmisin,
mahalle camine sapık islam düşmanı katillerin ayakkabılarıyla kirletip minaresinin tank atışıyla düşürüldüğünü sindirebilirmisin,
en temel haklarını talep edilirken açılan hedefsiz kurşunlarla kan gölüne dönmüş bir meydaanın açısı yüreğini yakmazmı,
havadan karadan açılan hedefsiz agır bombardımanları evinin üzerinde duyumsamıyı denebilirmisin,
evlerinizde huşu içinde oruç tutarken, suriyede niyetlendiği oruçun iftarını ,
islam ve insanlık dışı katillerin kurşunlarıyla ölümle açmanın ne demek oldugunu bilirmisiniz?
ramazan ve kurban bayramında esizin güzel elbiselerle süslediğiniz evladınızın yerine,
fidan gibi evladlarının kefensiz şehid bedenlerine sarılarak
 Rablerine şükreden annelerin ,babaların kardeşlerin yüreğinin kıpırtısını içinizde hissedebilirmisiniz?
bunu yapamıyorsanız siz haklısınız siz uzaktan ahkam kesmeyin,
ama en azından susun ,katiller ve ortakları adınada ahkam kesmeyin
 bunları hissetmiyorsanız istediğinizi düşünmekte haklısınız
ben suçluyum o zaman ve ama asla bu suçumdan dolayı özür dilemeyeçeğim.

Alıntı
Yukaridaki Fotograftaki gibi Suriye toz duman altinda ve biz sisden ve bulaniklikdan dolayi net birsey göremiyoruz.


O toz duman ardında yaşanan vahşet gözle görülmez,
ançak yürekle  hissedilir, yürek gözüyle görülür ve viçdanla değerlendirilir.
Birde öyle deneyin .

umudum

  • Çalışkan Üye
  • *
  • 437
    İleti
  • Puan: 122
Ynt: Sofralar...Ve Liderler...
« Yanıtla #21 : 28 Ocak 2012, 13:08:36 »
Sayın coban .

Her bir birey ve devlet bir vakıa karşısında tavır alır ve bizlerde o  tavra göre kişileri yada kurumları değerlendiririz
tıpkı sizin burada haklı tesbitinizde oldugu gibi;

Alıntı
rönesans ile başlayarak fransız devrimi ve benzeri gelişmelerle ivme kazanan batının 223 yıllık gelişme süreci miadını doldurmuştur.
 onaylanan yasa ile duraklama ve ardında gelecek gerileme devresi güvence altına alınmıştır...     

Elin gavurundan bile kendi yandaşı ve basit siyasi kaygılarla verdiği karar hakkında hüküm veriyorsak,
makul gerekçe, kararında adalet ve hakkaniyet arıyorsak, bunu göremeyinçede haksızlıgını tesçilliyorsak
kendi içimizde , kanımızdan çanımızdan
müslüman kardeşlerimizin katliamı karşısında ister istemez takınılan tavırdan dolayı,
gözlerimiz etrafımızda olanları arıyor,
gözlerinin , ağızlarının içine bakıyoruz ve açık katliam, çinayet ,zulüm karşısında,
suskunluğundan , fiili desteğine kadar yer aldıgı yere göre ,
inançlarımızdan değerlerimizden en azından insani duygularımızdan
donanımlarımıza ve hassasiyetlerimize göre değerlendirme yapmak ,
böylesi bir konuda hakkımız değilmi sayın çoban,
ve bu hakkı katliam boyutunda bile mezhepsel yandaşlık yada
birilerinin dediği gibi stratejik hesablara ,
müslüman canını, kanını, hakkını  pazarlık konusu yapanlar,
maslahatlarının çirkin emellerine dolgu malzemesi yapanlar ,
,,,,,


,,,,,,,

tüm bu olumsuzluklarda mazlumdan değilde islam düşmanı sapık katillerle
açıkça yada sessizce yanyana olanlar hakkında
ne olur hafifletiçi , makul bir izah getirinde ,
bende sizin gibi gönül huzzuruyla katillere katil diyememenin,
işbirlikçi yandaşa suçortagı dememenin
tatmin olmuş huzurunu yaşayayım.
İnanın getirin kendimi zorlayaçağım,
aklıma emredeçeğim ikna ol,
viçdanımı körleştireçeğim,
basiretimide bağlayaçağım ,
yeterki muglak  geçiştirmeler yerine
akıl kısstaslarına vurulabilir, düşünülebilir, somut gerekçelerle delillendirilebilir
inanılabilme ihtimali olan elle tutulur fiili bir şey getirin kabulüm.




Alıntı
yukarıda uzunca yazdığınız ve bizleri tanımayanların okuması durumunda, "çoban esedi savunuyor" intibası uyandırabilecek yazınıza cevaben aylar önce bana sorulan soruya verdiğim yanıtı alıntılayarak yetineyim.. lütfen tarihe dikkat edin 

inanın o yazının yazıldığı zamanda ve ondan sonraki süreçde
ister istemez bende Yusuf Kaplan gibi düşünüyorum,
tatmin olmamış kaygı ve endişeler içindeyim,
dahası gün geçtikçe tatminsizliğim dahada artıyor,
bunu besleyen şeyler,
 el cezirenin haberlerinde verdiği gibi,
ele geçirilen iranlı devrim muhafızları vb. haberleri,
nasrALLAHın adamları esed ordusuyla çarpışıyor gibi internet haberleri de değil,
yada pkk ve hizbullah esadl ordusuyla  lübnanda direnişçi avında
tarzı haberleride değerlendirmeye almıyorum,
mesele tarihsel ve ilkesel kardeşim,
ben bunlardan bahsediyorum.


Alıntı
rabbim hayırlı çalışmalarınızda muvaffakiyetler nasip etsin.

Amin bimukabele,


Selametle.

çoban

  • Çalışkan Üye
  • *
  • 585
    İleti
  • Puan: 225
    • E-Posta
Ynt: Sofralar...Ve Liderler...
« Yanıtla #22 : 29 Ocak 2012, 10:10:52 »
umudum
Alıntı
]inanın o yazının yazıldığı zamanda ve ondan sonraki süreçde
ister istemez bende Yusuf Kaplan gibi düşünüyorum,
tatmin olmamış kaygı ve endişeler içindeyim,
  sizinle aynı şeyleri dert edindiğimiz halde neredeyse bizleri zalimlerle aynı kategoride değerlendirerek,
Alıntı
Bu ayet sizde neleri uyandırıyor sayın coban, yada humeynide neleri eksik bıraktı.
gibi ve daha ağır ama gerçekçi olmayan sorgulayıcı ithamlarınıza maruz bırakıyorsunuz.
 
 daha önce belirttiğim gibi merhametinizden dolayı olduğunu bildiğim ve bundan dolayı itidalle karşıladığım davranış şekliniz, aynı zamanda başkalarına haksızlık etmenizi gerektirmez.
 
 polemiğe sebebiyet verebilecek uzun yazıdan imtina ederek  kısa bir açıklama ile yetineyim.     
 
  türkiyenin dış  siyasetini  belirleyen düşünce ve stratejinin sizin ve yusuf kaplanın yargılarından çok daha farklı olduğunu belirtmeliyim.
 
yansımaları farklı görünse dahi  önceden beri  iran  ile bu çerçevede uyumlu müzakereler yürütülmekte, sonuçları ancak bir süre sonra alınabilen gelişmelere paralel yeni stratejiler belirlenmektedir...
 
rabbim cümlemizi doğru anlayanlardan ve doğru tatbik edenlerden kılsın.

Hilalnur

  • Kıdemli Üye
  • *
  • 3494
    İleti
  • Puan: 435
Ynt: Sofralar...Ve Liderler...
« Yanıtla #23 : 29 Ocak 2012, 16:35:44 »
Alıntı
Hakkın ölçüsü asla kalabalıklar değildir.

Evet degildir,ama Süriyedeki zülmü kinayanlar kalabalik olan taraftir.(Size göre öyle olmasa da).Su anda Süriye hükümetini sadece 4 devlet destekliyor,diger devletler süriye hükümetinin yikilmasini bekliyor. Bu sözünüz bu konuda anlamini yitirmis oluyor.

Ayrica su an zülüm sadece süriyede baas devletinin uyguladigi zülüm degildir.Resimlerde bir sahisa takilip, diger istihamli abartili sofralarda bulunup da halkina zülüm edenleri kinamadiginiz icin sizde o bölgede islenen zülüme ortaklik etmis olursunuz.Zülme karsi olunacaksa dünyanin her yerindeki zülüme karsi olunsun, sadece bir bölgeye mahsuz kalinmasin.

Alıntı
Zira kendi yetimleriyle şirin resim çektiren bu şahıs ,
şu an ardında durduğu islam düşmanı sapık katil baas katillerince
Suriyede masum müslüman kardeşlerimin katline sebeb olmakta ve orada yetimler oluşmasına suç ortaklığı yapmaktadır.

Bu düsnceye göre su durumda kimse bu zülmün karsisina gecmeyip durdurmadigi icin hepimiz de suc ortagiyiz.Ayrica bu sahis bu sekilde suc ortakligi yapiyorsa Türkiyede bu sahis ile is  birligi yaptigi icin suc ortagi sayilmali.


Öyle seyler yaziyorsunuz ki...sanki herkes esadin arkasinda bir siz karsisindasiniz.Sanki ben zülmü destekliyorum da zülmü destekledigimiz icin karsi cikiyorsunuz.
Orda sadece bir resime takilarak göndermeler yaptiniz.Ahmedinejatin kendi vatanindaki yetimlerle bulundugu sofrayi hazmedemediniz ama,diger resimdekiler  sizi hic rahatsiz etmemis anlasilan...

Irana karsi bu kininiz neden anlamiyorum?? Sizde mi Irani Israilden daha tehlikeli görüyorsunuz?

Müslümanlarin bu düsüncelerine Israilliler icden ice seviniyordur simdi.Süriye üzerinden Irana dokunmak bana normal gelmiyor.Israilin ekmegine müslümanlar yag sürüyor.



Hayat Imandir!..

Hilalnur

  • Kıdemli Üye
  • *
  • 3494
    İleti
  • Puan: 435
Hayat Imandir!..

umudum

  • Çalışkan Üye
  • *
  • 437
    İleti
  • Puan: 122
Ynt: Sofralar...Ve Liderler...
« Yanıtla #25 : 30 Ocak 2012, 09:50:24 »
Alıntı
sizinle aynı şeyleri dert edindiğimiz halde neredeyse bizleri zalimlerle aynı kategoride değerlendirerek,
Alıntı
Bu ayet sizde neleri uyandırıyor sayın coban, yada humeynide neleri eksik bıraktı.
gibi ve daha ağır ama gerçekçi olmayan sorgulayıcı ithamlarınıza maruz bırakıyorsunuz.

Hayır üstadım sizinle ilgili asla böyle bir iddiam olmadı.
Bakın sözümün iki cephesi var. Ben hala ikna olmak istiyorum,
1982 Hama katliamı yapıldığında,
bu katliamdan evvel bu şahsa katillere karşı yardım ve destek ve iştişare için gelinmesi bilgisine ragmen
humeyninin gelen heyeti dinlemediği, akabinde gelişen katliam süresince ve sonrasında tek bir eyleminin olmadığı
sessizce postunda seyreddiği bilgisi ve tanıklığım üzerine ,
yaşanan fiili durum üzerinden , gerek o zamandan gerekse aynı biganelik, duyarsızlık içinde,
her gün iranın aynı eylemsizlik ve hatta açık desteği ile,
islam düşmanı, sapık katil bir rejim müslümanları alçakça katlediyor ve birileri seyrediyor.

Bu ayeti sadece iddialarımın boyutunu gözler önüne sermek için ve iddiam olan humeyni adına ve bugün aynı katliamı
açık ve ısrarlka destekleyen İran yönetiçileri için yazdım.
Dikkat edin yönetiçileri için diyorum halkı için değil.

Dolayısıyla gerekçelendirme adına yazdığım ayet sadece islami bir gerçeklik,
ve ben ayet karşısında konumumu ve haddimi bilirim,
buradan yola çıkarak birilerinin imanına , inançına  dil uzatıyor da değilim,
benim bu açık katliam karşısında tepkimin sebebini beyan sadetinden belirttim.

Baştan itibaren konuya dahil oldunuz ve benim yanlışta oldugumu ifade ettiniz,
oysa hem tarihsel yaşanmışlık hem günümüzde açık katliam ve destekçileri suçortakları gözler önündeyken,
hemde sizin kendi hassas olayları değerlendirme kıstaslarından da uzun uzun örneklendirmelerle ,
hatta önyargılarımıda (ki asla yok) körelterek getireçeğiniz haklı bilgilendirmelerinizi
tüm samimiyet ve içtenliğimle ve merakla bekledim.

Ama yaşanan katliamlar karşısında hem o gün humeyniyi hemde bu gün iranın haksız ve yanlış konumunu haklı çıkarak
tek bir iddianıza rastlayamadım.

Bakın sadece bunları yazma süreçinde en az ikiyüzden fazla müslüman gözlerimizin önünde alçakça katledildi,
ve iran sadece bundan sorumlu olarak suud  arap devletleri abd israili hedef gösterdi.

Sanki suriye halkı hiç ortada yokmuş, insan olarak varlık olarak silik etkisiz, yönlendirme ve tahriklerle hareket eden
kurmalı oyunçaklarmış gibi onların varlığına , yaşadığı zulüm ve katliamlara,
desteklediği sapık islam  ve insanlık düşmanı alçakların  zulümlerine, katliam ve tecavüzlerine
tek atıf yapmadan meşrulaştırmaya, haklı göstermeye çalıştı.

Bakın iddialarımın ardındayım, bu iddialarımın islami ve insani gerekçeleri var,
o üzerinize alındıgınız ayetler ve pek çok açık ayetler ve efendimizin açık hikmetlri karşısında,
bir müslüman nerede bir zulüm haksızlık ve insanlık dışı vahşet varsa
kimden gelirse gelsin karşı durmak zorundadır bu keyfi bir durum değil,
imanından, kimliğinden gelen bir sorumluluktur.

Zulüm karşısında nötr kalmak diye bir konum asla yoktur.
Ya zalimin karşısındasınızdır ya yanındasınızdır.
İslami ve insani gerçeklikte üçünçü bir seçenek yoktur ve konumunuza göre benim ne demem yada demememin asla
önemi yoktur, siz, viçdanınız ve Rabbinizle başbaşasınız.

Bakın ben fiili bir durum karşısında tek yanlış kurgulanan fotograf üzerinden
sadece mazeretim olsun diye , yanlışı kabullenmeme adına buraya kadar sadece
açıkça işlenen çinayetlere tepkimi ortaya koyma adına yazdım,
yazdıklarımı gerekçelendirdim ve hatta karşı ikna ediçi görüşlerinizi
sadece bilgilenme ve varsa eksikliğim takviye edip kendimi tashih etmeye açık oldugumu beyan ettim
ama tek bir makul beyanınız olmadıgı gibi gereksiz alınganlıgınızla benide üzdünüz.

Şayet birileri gibi bu yanlışın ardında durursanız,
yukarıdaki haberin servis edildiği birilerinin agzıyla konuşan kafalarıyla düşünen site
vb siteler gibi işlenen çinayetleri görmezden gelseniz , katili değilde magduru
abd, israil uşagı iftiralarında bulunsanız, bu yanlış konumunu destekleme adına
ergenekon uşağı,postal yalayıçısı islam düşmanı şaibeli kişilere sabit başlıkları
sözüm ona islami sitelerinizde ulusalçısından kafatasçı faşistine en çirkin isimleri
yanlışına malzeme yapmaktan çekinmeyenler gibi yapıyor olsanız inanın
kasdım olmadan alınganlık yaptığınız ithamı yüzünüze açıkça söylemekten
zerrece tereddüt göstermezdim.

Selametle

umudum

  • Çalışkan Üye
  • *
  • 437
    İleti
  • Puan: 122
Ynt: Sofralar...Ve Liderler...
« Yanıtla #26 : 30 Ocak 2012, 10:18:46 »
Alıntı
Evet degildir,ama Süriyedeki zülmü kinayanlar kalabalik olan taraftir.(Size göre öyle olmasa da).

Hangi zulmü kardeş, siz neye zulüm diyorsunuz sizce zalim kim mazlum kim, kim kimi kınıyor, kim haklı kim haksız???
Suriye meydanında toplanan kalabalıkların benzerini ülkemizde ergenekon mitinglerinde de gördük.
Nasıl taşıma kitleler oluştutuldugunu kimlerin oralarda konuştuklarını
ne kadar ihtişamlı meydanları dolduran kalabalıklara şahid olduk ama sonuç ne oldu.
Siz o sitelerden haberdarsınız hani belli yerlerin agzıyla konuşan rast haberin
sol alt tarafına yıgdırılan ulusalçısından kafatasçı faşistine,
oda tvdan aydınlık denen paçavradaan ne kadar bizim değerlerimize düşman,
tıpkı suriyeli baasçıların agzıyla konuşan,
tek ortak paydaları Ak parti düşmanlığı olan
kutsal ittifakın agzıyla konuşur beyniyle düşünür kararmış viçdanıyla hüküm verirseniz
meydanı doldurulmuş kitleler size haklılık ve zulme meşruluk duymaanızı saglayabilir
ama bu sizin bana yaptıgınız ithamın aynısı olmuş olmuyormu
uzaktan ahkam kesmek gibi.

Tüm dünya o katillerin ardında olsa , tek bir çocugun alçakla katledilmesine haklılık kazandıramaz,
humeynide olsa ahmedinejadda olsa, şişe dipli gözlüğüyle uzagı görme sorunun halleden
ama burnunun uçunda yaşanan alçakça işlenen çinayetleri göremeyen sözde rehberlerde olsa,
geçen hafta ateşe verilen evlerinde alçakça öldürülen dört masum çocugun  bile
vebaline ortak olmaktan kurtulamaz.

Kaldıki bu katiller ve katillerin suçortakları o sapık islam düşmanı katillerin işlediği
katliam ve cinayetler, sürgünler, talanlar, tecavüzler ,islam ve insan düşmanlıklarının magdur ettiği
kitle bir kaç çocukken bile meşru değilken akıttıkları yüzbinlerin kanı hem onları hemde yandaşlarını
yüzkez boğaçak dehşetde ,işledikleri vebalin ateşi tüm günahkarları kahrından yakaçak cehennemler boyutunda.

Ben ardında kim olursa olsun , nerede olursa olsun tüm zalimlerin karşısında ve tek bir tanede olsa mazlumun yanındayım.
Bunu bana iftira olarak burada itham ettiğiniz gibi söylemekten asla çekinmedim,
hem bu konuda söyledim, hemde her gün tüm müslümanların değerlerine en alçakça hakaret edildiği,

en güzide islam şahsiyetlerine en alçakça sözlerin söylendiği,
ümmedin annesi olan Hz. Aişe validemizin imanına dil
ahlaksızca, soysuzca rezilçe ,en ahlaksız viçdansız mahlukların oldugu
müsvedde bile olamayaçak çirkin yerlerde , bu katliamların ardında olan mahluklarında suratlarına söyledim.
Sanırım sizde tanıksınız(!)

Ben fiili bir durumdan istisna koymadan açıkça beyan ediyorum ,
şu an Suriyede insanlık dışı bir vahşed yaşanıyor ,
katiller eliyle işleniyor ,katillerin destek aldıgı sovyedler  iran vb devletlerin desteğiyle işleniyor.
Bahreynde işlenen zulümüde lanetliyorum Yemende olan vahşedide lanedliyorum,
başka yerde işlenen zulümler Suriyedeki zulmü meşru göstermez.
Direnen bir halkın iradesini abd, israil suud uşaklığı demek sadece
insanlıkdan , özgürlükden, adaaletden nasibsizliğin
suçortaklığını bastırma adına söylenen yalandır, iftiradır hezayandır.
Bu bugünde yapılıyor dün 1982 de Hamada onbinlerce müslüman şehid edilirken
birileri sessizce postunda seyrederkende yapılıyordu ve malesef bu gün yaşananlar zaten o gün temeli atılan suskunlugun yansımasıdır.
Bu çirkinliği ve suç ortaklığını her gün onlarça yetim çoçuk oluşturlurken Suriyede,
buna sebep olanlar kendi yetimlerinin başlarını okşamakla kendilerini şirinleştiremezler.

umudum

  • Çalışkan Üye
  • *
  • 437
    İleti
  • Puan: 122
Ynt: Sofralar...Ve Liderler...
« Yanıtla #27 : 30 Ocak 2012, 10:37:36 »
Birileri konuşurken, konuşanın desteklediği birileride kardeşlerimizi katlediyor
İşlenen çinayet ve mazlumların feryadları öylesine kulaklarımızı sagır ediyorki,
bu mazlum feryadlarından ne dediğinizi duyamıyoruz bayım:

http://www.haksozhaber.net/suriye-intifadasi-ALLAHtan-baska-yardimcimiz-yok-27360h.htm

http://www.timeturk.com/tr/2012/01/29/suriye-de-katliam-suruyor-150-olu.html


Suriye'de katliam sürüyor: 180 ölü
Suriye rejimi İslam dünyasından yükselen tepkilere rağmen katlimalarını sürdürüyor. Cuma ve Cumartesi günü Suriye'de ölenlerin sayısının 180'i aştığı belirtildi. Esad rejimi Laziki'yede de 4 çocuğu yakarak öldürdü.

29 Ocak 2012 Pazar - 11:17


Ramazan Atılgan / TİMETURK

Suriye rejimi halkına yönelik katliamlarına devam ediyor. Cuma ve Cumartesi ülkede ölenlerin sayısının 180'i aştığı belirtildi. Hama, Humus, İdlib ve Rankus'ta saldırıların yoğunlaştığı belirtildi. Lübnan sınırına yakın Rankus'ta Suriye güvenlik güçlerinin 33 kişiyi öldürdüğü kaydedildi.

Öte yandan, Esad rejiminin Lazikiye'de yaktığı bir evin içinden dram çıktı. Lazikiye'de kuşattıkları evleri yakan Suriye güvenlik güçleri 4 çocuğu yakarak öldürdü. Çocukların cenazeleri Lazikiye'de binlerce kişinin katılımıyla defnedildi. Cenaze esnasında insanlar Esad rejimine ve onun destekçilerine lanet okudu. Halk, Esad rejiminin düşmesini ve Esad ailesinin tüm fertlerinin idam edilmesini istedi.


İşte Suriye'deki Beşşar Esad rejiminin yaktığı 4 çocuk....

Bu arada, Arap Birliği, Beşşar Esed rejiminin çatışmaları durdurması amacıyla Suriye'ye gönderdiği gözlemci heyetinin çalışmalarını askıya aldığını açıkladı. Arap Birliği Genel Sekreter Yardımcısı Ahmet Bin Heli, dün akan kanın durmaması ve son iki günde 100'den fazla kişinin hayatını kaybetmesi üzerine Suriye'de bulunan 100 civarındaki gözlemcinin çalışmasının dondurulduğunu açıkladı. Arap Birliği'nin aldığı kararın İstanbul'da yapılan Türkiye-Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) Yüksek Düzey Stratejik Diyalog 4. Dışişleri Bakanları Toplantısı'nın hemen ardından gelmesi dikkat çekti.



Toplantıdan sonra düzenlenen ortak basın toplantısında Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Suriye'deki durumu ayrıntılı olarak ele aldıklarını belirterek, "Ümidimiz, Suriye yönetiminin Arap Ligi planı çerçevesinde yapılan teklifleri ciddiyetle değerlendirmek suretiyle halkına yönelik uygulamakta olduğu baskıcı yöntemlere son vermesidir.'' dedi. KİK Bakanlar Konseyi Dönem Başkanı ve Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Suud el Faysal ise Türkiye'nin bölgedeki rolünü takdire şayan gördüğünü tekrarlayarak, "Türkiye, sürekli olarak bizimle koordinasyon içinde, meselelerimizi Arap görüş açısıyla değerlendiriyor. Hiçbir biçimde bölge ülkelerinin iç işlerine karışmıyor. Temennimiz odur ki bütün komşu ülkeler de Türkiye ile aynı duyguları beslesin." diye konuştu. Daha önce gözlemci heyetinde yer alan diplomatlarını geri çeken Körfez ülkeleri, BM öncülüğünde Suriye'ye operasyon düzenlenmesi de dahil uluslararası bir müdahale istiyor. Müdahale fikrini savunan kanadın başını çeken Katar Dışişleri Bakanı Şeyh Hamad bin Casim el Sani ile Arap Birliği Genel Sekreteri Nebil el Arabi, Suriye konusunu görüşmeye başlayan BM Güvenlik Konseyi çalışmalarına katılmak için dün New York'a gitti.

Fas tarafından önceki gün BM Güvenlik Konseyi'ne sunulan karar tasarısı özellikle Rusya'nın sert muhalefetiyle karşılaşıyor. Taslak metinde, "Suriye'deki tüm şiddetin derhal sona erdirilmesi, Suriye'ye silah girişinin önlenmesi'' çağrısında bulunulurken, Suriye'ye karşı güç kullanmanın kesinlikle söz konusu olmadığı vurgulanıyor. Ancak metinde, Suriye'nin 15 gün içinde bu metindeki maddelere uymaması halinde ise "Arap Birliği ile danışma halinde, daha başka tedbirlerin benimseneceği'' ifade ediliyor. Libya'ya uluslararası müdahaleye zemin oluşturan Arap Birliği'nin benzer bir süreci Suriye için de başlatabileceği, tek engelin Rusya olduğu kaydediliyor. Ancak tıpkı Çin gibi Rusya'nın da Arapları daha fazla karşısına almaya cesaret edemeyeceği ve müdahaleye yeşil ışık yakabileceği belirtiliyor.

 

yasemin

  • Kıdemli Üye
  • *
  • 8569
    İleti
  • Puan: 1203
Ynt: Sofralar...Ve Liderler...
« Yanıtla #28 : 30 Ocak 2012, 13:02:18 »
Aslında mudahil olmayacaktim..Ama dayanamadım..
Süriyede yaşanan bir savaş var..Hergün onlarca aşkın insan ölüyor..
Buna kayıtsız kalınamaz tabi..Lakin Türkiye,de kayıtsız kalmıyor..
Özelliklede Davutoğlu..Türkiye nin ta başından beri halkın yanında oldu..Ve olmaya çalışıyor..
Sanıyorum umudum, bunu İrandan,da bekliyor..
Ama burada birşey var bir yanında olmak var..İki müdahil olmak var..Üç çanak tutmak var..
İran hangi katagoriye giriyor?..
Ve Atasoy Müftüoğlu nun bir makalesinde bu kısımı anlamadım..
Biri bana açıklayabilir mi?..


''Soğuk Savaş'ın sona ermesine rağmen Batı emperyalizminin dünyayı yönetme ihtirasları eksiksiz bir biçimde devam ediyor. Hegemonyaların çöktüğü, tek kutupluluğun bittiği, bölgesel güçlerin etkilerinin arttığı iddia edilirken; Libya'nın yeniden sömürgeleştirilmesi, yağmalanması, talan edilmesi; Suriye ve İran'ın kuşatılması; Türkiye'nin Ortadoğu'da ABD çıkarlarına ters düşmeyecek şekilde inisiyatif alması gerektiğinin bir biçimde ifade edilmesi; Arap-İslam dünyasının bir kez daha ele geçirilmesi yönündeki emperyalist gündemi somutlaştırıyor. Küresel kapitalist sistemin dünyanın ve insanlığın merkezi sorunları, merkezi rahatsızlıkları konusunda bir çözüm üretme yeteneği yok.

Liberal demokrasilerin mükemmellik yanılsaması bugün daha çok tartışılabilir hale geliyor. Küresel diktatörlük karşısında özellikle İslam dünyası ülkeleri egemenlik yeteneklerini kullanamıyor, egemenlik yeteneklerini yitiriyor. Yemen'de, Yemen diktatörüne karşı ayaklanan kitleler, Amerika'nın insansız hava araçları yoluyla Müslüman aktivistlere yönelik olarak gerçekleştirdiği katliamlara karşı sessizliklerini koruyor. Ayaklanmacıların küresel diktatörlükle ilgili her hangi bir sorunları, rahatsızlıkları yok. Libya'da Libya diktatörünü deviren "muhalif güçler" emperyalizme, sömürgeciliğe, kolonyalizme alkış tutuyor, şükranlarını sunuyor. Kaddafi sonrası dönemin yönetici kadrosu çok sefil ve zelil bir işbirlikçilik içerisinde. Suriye'de diktatör Baas/ Esat rejiminin zulümlerini/katliamlarını takbih ederken; muhalif kesimlerin, bir muhalefet/direniş hareketini yürütme potansiyeline/yeteneğine sahip olmadıklarını, bu konuda hiç bir hazırlıkları bulunmadığını, her hangi bir projelerinin bulunmadığını, muhaliflerin mütecanis bir yapı oluşturamadıklarını, kitlesel bir yoğunluğa, kitlesel bir desteğe sahip olmadıklarını, her tür emperyal kışkırtmaya da açık bulunduklarını, nitekim bu kışkırtmalar sonrası harekete geçtiklerini de ısrarla tasrih etmek gerekiyor. Gerçekleri görme yetisini kaybedenler, bilgiyle tahkim edilmemiş, doğrulanmamış iddialara başvururlar. İçerisinde bulunduğumuz dönemde, Ortadoğu ve Mağrip ülkelerinde gerçekleşen ayaklanmalarla ilgili olarak, kimi İslami çevrelerin, gazetecilerin, yazarların, akademisyenlerin politikacıların; ABD'li sinema oyuncusu Angelina Jolie ile aynı düşünceleri/ yorumları paylaşıyor olmaları utanç ve üzüntü verici bir durumdur''.

yasemin(:

umudum

  • Çalışkan Üye
  • *
  • 437
    İleti
  • Puan: 122
Ynt: Sofralar...Ve Liderler...
« Yanıtla #29 : 30 Ocak 2012, 16:30:09 »
Alıntı
Özelliklede Davutoğlu..Türkiye nin ta başından beri halkın yanında oldu..Ve olmaya çalışıyor..
Sanıyorum umudum, bunu İrandan,da bekliyor..

Hayır yasemin kardeşim , aslında samimi olarak istiyor ve umuyorum ama,
burada temennimi dile getirmekten ziyade,
islami ve insani tavrını sergilemeyen bir iran yönetiçilerinin
bir vesile burada şirin gösterilmesine tepkimi gösterdim,
burada  en başından beri işlenen çinayetlere, katliamlara,
malesef hem bugün hemde 1982 Hama katliamında parmağını dahi kıpırtdatmadan ,
en önde giden ulu liderlerinden başlayarak sessizce seyrettiklerini,
bu dünün sessizliğinden bugünün açık desteğinden dolayı işlenen her bir çinayetten,
en ağır katliama kadar en az sapık katil suriyeli barbarlar kadar mesul ve sorumlu oldugunu düşünüyorum.
Israrla aramama ,araştırmama ragmen kendim, kendimi haksız çıkaraçak tek somut bir emare bulamadım.
Açıkçası Atasoy Müftüoglunun yazısı zevahiri kurtarma yazsısından başka bir şey değil bende bir şey anlamadım.
Angelina bilmem nenin yüzünü şeytan görsün bizden ırak olsun ,
ama yukaraıda aktardım en vahşi şekilde, insanlık dışı bir çanilikle insanlar
halkın arasında düşmanlarına kullanmadığı tanklarla hedef göstermeden insanları katlediyorlar,
artistik pozlr veren angelina bilmem ney kariyeri adına tapki göstermiş,
onun binde birini gösteremeyipde insan olma emaresi göstermeyenlere yazıklar olmasında ne olsun.
katillerle yanyana olmak , onların sözçülüğünü ve hamiliğini yapıb evi ateşe verilip öldürülen
masum çocukların açısını hissedememek utanç ve üzüntü veriçi değilmi.
Bunlar adına kim konuşaçak tepki vereçek ALLAH aşkına ben bu sessizliğe ve kabul edilmişliğe feryad ediyorum.

İnsanlık dışı katil israil dökme kurşun dediği katliamda en vahşi bombardımanlarıyla geçe gündüz
en gelişmiş insanlık dışı bombalarıyla 1200 çivarında kardeşimizi katletti,
humeyninin sessizce seyretdiği katliamda kırkbin müslüman bir haftada şehid edildi,
bu olayların başından itibaren öldürülen insan sayısı resmi verilerle yedibine dayandı ama
oradaki müslüman kardeşlerimiz bu sayının onbinin üzerinde oldugunu,
kayıpların onbinlerce, katillerin hapishanelerinde tutuklananların haddihesabı yok.
Gözler önünde en alçak görüntü veren bu sapık katillerin birde tutuklanan müslümanlara
o şartlarda neler yapabileçeğini hayal edebilirmisiniz.?




Bir ülke bir ülkeden daha iyidir daha kötüdür demiyorum,
benim bir şey demem olayın vehametini arttırmaz yada eksiltmez,
bizim atalar sözüyle görünen köy kılavuz istemez,
hamd olsun bir koyup on alaçağız diyen liderler seviyesinden,
insani durumu kabul edilmez oldugu andan itibaren çıkar hesapları yapmayan,
katillerle katliamçılarla ilişkilerini kesip mazlumun yanındaa tavır alan
yasemin kardeşin dediği gibi gögsümüğzü kabartan, yüzümüzü ak eden
dünyaya insanlık dersi vereçek bir yönetim anlayışına sahibiz hamd olsun.
Katillere tek söz edemeyip mazlumların katledilişine seyrederek ortak olanlar
baksınlarda insanlık dersi alsınlar, yoksa bu mezhepsel yada birilerinin dediği gibi
sgtratejik hesaplarının iğrenç lekesini silinmez bir abide gibi alınlarında kazılı yaşamak zorunda kalaçaklar.

Seo4Smf Tagleri:
Tıklayın, konuyu kendi sosyal ağlarınızda paylaşın.
 

Related Topics

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
0 Yanıt
131 Gösterim
Son İleti 30 Eylül 2007, 17:49:48
Gönderen: münteha
1 Yanıt
80 Gösterim
Son İleti 30 Ocak 2008, 21:53:15
Gönderen: SERHAN
0 Yanıt
97 Gösterim
Son İleti 09 Haziran 2010, 11:52:16
Gönderen: resuloglu28