+ Umutfmforum » Umutfmforum Genel » Umut Fm / Umut Fm Forum Hakkında » Umut FM Haftanın Makalesi
|- Nil'in kızı, Kahire! (07 Şubat 2011)
Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, şifrenizi ve aktif kalma süresini giriniz

Konu Bilgileri Kısayollar
Konu Başlığı Nil'in kızı, Kahire! (07 Şubat 2011)
Cevaplar 2
Sonraki Sonraki Konu
Görüntüleyenler0 ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Görüntülenme 288
Önceki Önceki Konu

Gönderen Konu: Nil'in kızı, Kahire! (07 Şubat 2011)  (Okunma sayısı 288 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Umut Fm

  • Site Sahibi
  • *
  • 5543
    İleti
  • Puan: 1219
  • Biz Hayatı Seslendiriyoruz...
    • Umut Fm
    • E-Posta
Nil'in kızı, Kahire! (07 Şubat 2011)
« : 07 Şubat 2011, 23:47:08 »
Nil'in kızı, Kahire!


"El Kahire", Nil'in kızıdır. İsm-i fail müennes. Dişi özne, kahreden kadın, ayağa kalkıp "Yeter!" diyebilen ve üstün gelebilen kız.

İlk çağ Mısır krallığından Roma imparatorluğuna, Bizans'tan İslami döneme ve bugüne kadar binlerce yıldır ayakta duran güzel şehir.

Milyonlar kendilerini arındırmak, sömürgecilik ve sonrasında bedenlerini ve ruhlarını kirleten günahlardan kurtulmak için Kahire'de meydanlara iniyorlar. Tarihe yeniden ve varoluşsal olarak yaptıkları bu giriş, tabii ki bir devrim!

Devrimler, küçük insanların isyanıdır, sokakların çocuğudur ve meydanlarda sarmaşık gibi yeşerir, aniden büyürler. Devrim, sadece "ekmek için yapıldığında" eksik kalır.

Arap çöllerinin safkan atlarının dört nala koşusunu şiir diline döken şairlerin etkilediği İspanyol edebiyatından mülhem devrim şarkıları yazan Che Guevara, Farazdak'ın mısralarının aynısını tekrarlayan o müthiş hitabetiyle "Devrimler ahlaki arınmadır, manen yeniden dirilmedir" diyordu.

Türk solcuları, hiçbir zaman Farazdak ile Che Guevara arasındaki o irtibatı anlayamadılar, çünkü onlar dinleriyle ve halklarıyla kavgalıdırlar.

1789 Fransız Burjuva Devrimi'ni veya 1917 Bolşevik Devrimi'ni küçümsemek işimiz değil. Bu doğru olmaz, hakşinaslık da olmaz. Ama zaten tarihe geçen isimlendirmeler yeterince açık! Ruslar, 'proletarya', Fransızlar 'burjuva' devrimleri yaptıklarını söylüyorlar.

Her ikisi de bir "sınıf"ın devrimi. Her iki sınıfın ayrı ve birbirine karşıt ideolojileri oldu. Biri kapitalizm, diğeri sosyalizm-komünizm olarak kendini tescil ettirdi.

Her iki devrimin eksiği sadece "ekmek" için yapılmasıydı. Ve sadece sınıfsaldı! Herkesi ayağa kaldıracak devrimi dinler yapar! Ve sadece İslam herkese şemsiye açar.

Başarılmış her sınıfsal devrim karşıt-devrime gebe olarak sahneye giriş yapar.
Mısır bütün sınıflarıyla ve bilumum siyasi yelpazedeki gruplarıyla "Tahrir Meydanı"nda.

Beşeriyetin ismini heyecanla telaffuz ettiği "Tahrir", yaralanmış vicdanlarının seslerini göğe yükseltiyor. Milyonları hem özgürleştirecek hem kurtuluşun yolunu açacak.

Bir gün Müslüman ülkelerin ezik çocukları, devrimle arınmak için abdest alacaklar, sonra eğitimle küçük görmeyi öğrendikleri halklarının safında mescitlerde, meydanlarda namaza duracaklar.

Ve Batı onlara neyi "tehlike" olarak işaret ediyorsa, kurtuluşun orada olduğunu düşünmeye başlayacaklar. İşte o zaman gerçek devrim, belli bir sınıfın sosyal hareketi ve belli bir ideolojinin basit rejim değişikliği olmaktan çıkıp siyasetten idareye, ekonomiden sosyal hayata kadar hayatımızı değiştirecek.

Çünkü "Mukallibu'l kulub olan ALLAH" kalplerimizi değiştirmedikçe kendimizi ve ülkelerimizi değiştiremeyiz, devrim/inkılap da yapamayız.

Bugünün devrimleri ulusal bir çeteye, zorba idarelere karşı da yapılsa eksik kalır. Devrimler yeryüzünü temellük edenlere karşı yapılır. Musa aleyhisselam, "İsrailoğullarını özgür bırak!" diye Firavun'un karşısına dikilince, o kibirle 'Mısır'ın mülk ve saltanatı ve bu nehirler' benim değil mi?" diye sordu.

(43/Zuhruf, 51) Firavun, kendini Mısır'ın tanrısı bilirdi, mutlak iktidara sahipti ve sular altında kalıp son nefesini verinceye kadar hastalanmamış, dişi bile ağrımamıştı.

Hz. Musa "Hayır! Mülk, servet ve iktidar ALLAH'ındır" dedi ve kölelerle birlikte nehirleri özgürleştirdi.

Bugün de Nil'in kızı "develerin devrimi"yle ayakta. Mısır'a, Nil'e ve yeryüzüne el koyanlara karşı kahredici sesini yükseltiyor. Sabırlı, uysal, tahammülkâr, yüzü yumuşak ve çok namaz kılan Mısırlılar ayakta.

Develerin devrimi kimin olacak?
Bu sorunun cevabını Nil'in kızı verecek! Eğer Medine'ye ilk girişinde Hz. Peygamber (sas)'in devesi Kasva'nın yaptığı gibi ayağa kalkmış develer, münafıkların reisi Abdullah Ubeyy bin Selul'un değil de, imanından ve sadakatinden başka hiçbir şeyi olmayan Eba Eyyub el Ensari'nin evinin önünde durursa, bilin ki Kahire, ALLAH'ın 'kahhar' isminin tecellisiyle zorbaları, katilleri, hırsızları ve yeryüzünün kibrini kahredecektir.

Nil'in kızı! Deveni İbn Selul'un evinden uzak tut, Eba Eyyub'un evine doğru sür!


Ali BULAÇ
...Hayat Akşamlıdır...

İHTİMAL

  • Yeni Kullanıcı
  • *
  • 3
    İleti
  • Puan: 0
Ynt: Nil'in kızı, Kahire! (07 Şubat 2011)
« Yanıtla #1 : 09 Şubat 2011, 01:34:30 »
BİİZNİLLAH..

Nilden

  • Yeni Kullanıcı
  • *
  • 266
    İleti
  • Puan: 48
    • E-Posta
Ynt: Nil'in kızı, Kahire! (07 Şubat 2011)
« Yanıtla #2 : 06 Mart 2011, 21:33:12 »
Alıntı
1789 Fransız Burjuva Devrimi'ni veya 1917 Bolşevik Devrimi'ni küçümsemek işimiz değil. Bu doğru olmaz, hakşinaslık da olmaz. Ama zaten tarihe geçen isimlendirmeler yeterince açık! Ruslar, 'proletarya', Fransızlar 'burjuva' devrimleri yaptıklarını söylüyorlar.

Her ikisi de bir "sınıf"ın devrimi. Her iki sınıfın ayrı ve birbirine karşıt ideolojileri oldu. Biri kapitalizm, diğeri sosyalizm-komünizm olarak kendini tescil ettirdi.

Her iki devrimin eksiği sadece "ekmek" için yapılmasıydı. Ve sadece sınıfsaldı! Herkesi ayağa kaldıracak devrimi dinler yapar! Ve sadece İslam herkese şemsiye açar.

Mısırda taşradaki kiliselerin son yıllardaki hareketliliği ve şimdiki hareketin bir kiliseye provakasyonla başlaması sonra toplumsal harekete dönüşmesi Toplumsal boyutun önemli liderlerinden birinin Irak da savaş sonrası görevlendirilmiş olması bir batı politik yaptırımıyla karşı karşıya mı Mısır düşüncesini aklıma getiriyor. Önümüzdeki zaman devrim olup olmadığı ne tür devrim olduğu hakkında bilgi verecektir. Rabbim dileyen gönüllerde ve toplumlarda hükmünü galip eylesin inşALLAH Amin
Hamd ALLAHa mahsus nimet veren O mülk Onundur

Seo4Smf Tagleri:
Tıklayın, konuyu kendi sosyal ağlarınızda paylaşın.
 

Related Topics

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
0 Yanıt
85 Gösterim
Son İleti 22 Şubat 2010, 14:31:19
Gönderen: resuloglu28
3 Yanıt
242 Gösterim
Son İleti 15 Şubat 2011, 14:52:04
Gönderen: gül_güzeli
1 Yanıt
194 Gösterim
Son İleti 20 Şubat 2011, 16:26:20
Gönderen: yasemin
5 Yanıt
298 Gösterim
Son İleti 06 Mart 2011, 21:02:56
Gönderen: Nilden
38 Yanıt
980 Gösterim
Son İleti 06 Mart 2011, 01:03:06
Gönderen: gül_güzeli