+ Umutfmforum » ๑۩۞۩๑ İSLAMİ GENEL ๑۩۞۩๑ »  Namaz (Moderatör: ihsas)
|-  Namaz
Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, şifrenizi ve aktif kalma süresini giriniz

Konu Bilgileri Kısayollar
Konu Başlığı Namaz
Cevaplar 259
Sonraki Sonraki Konu
Görüntüleyenler0 ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Görüntülenme 6911
Önceki Önceki Konu

Gönderen Konu: Namaz  (Okunma sayısı 6911 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

ihsas


  • *
  • 10869
    İleti
  • Puan: 911
  • Her dem, ötelerden nur yağıyor...
Ynt: Namaz
« Yanıtla #250 : 07 Aralık 2011, 19:21:45 »


İ’lem eyyühe’l-aziz!

Mü'minler ibadetlerinde, dualarında birbirine dayanarak cemaatle kıldıkları namaz ve sair ibadetlerinde büyük bir sır vardır ki; her bir ferd, kendi ibadetinden kazandığı miktardan pek fazla bir sevab cemaatten kazanıyor. Ve her bir ferd ötekilere duacı olur, şefaatçi olur, tezkiyeci olur, bilhassa Peygamber Aleyhissalâtü Vesselâma... Ve keza her bir ferd arkadaşlarının saadetinden zevk alır ve Hallâk-ı kâinata ubâdiyet etmeye ve saadet-i ebediyeye namzed olur.

İşte mü'minler arasında, cemaatler sayesinde husule gelen şu ulvî, manevî teavün ve birbirine yardımlaşmak ile hilafete haml, emanete mazhar olmakla beraber mahlukat içerisinde mükerrem ünvanını almıştır

Bediüzzaman Said Nursi

ihsas


  • *
  • 10869
    İleti
  • Puan: 911
  • Her dem, ötelerden nur yağıyor...
Ynt: Namaz
« Yanıtla #251 : 14 Aralık 2011, 13:06:56 »
Ağlayın, ağlayamazsanız, kendinizi zorlayın, hüzünlenin!
Kıyametteki azabın dehşetini bilseniz, ayakta duramayacak hâle gelinceye kadar namaz kılar,
sesiniz kısılıncaya kadar ağlarsınız.

-Buhari-

ihsas


  • *
  • 10869
    İleti
  • Puan: 911
  • Her dem, ötelerden nur yağıyor...
Ynt: Namaz
« Yanıtla #252 : 17 Aralık 2011, 21:06:04 »
ALLAH(c.c) sana verdiği nefesi kazaya bırakmıyorsa, Sende bu nefesin şükrü olan Namazı kazaya bırakma..!

Senai Demirci

ihsas


  • *
  • 10869
    İleti
  • Puan: 911
  • Her dem, ötelerden nur yağıyor...
Ynt: Namaz
« Yanıtla #253 : 30 Aralık 2011, 20:24:55 »


Kıyamınla kıyametini başlatıyorsun. Kalk ayağa. Kıbleye yönel. Tekbir getir. “ALLAHuekber..” Ayağına takılan, yolunu kesen, emellerini yok eden, hayallerini engelleyen ne varsa, hepsinden daha büyüktür O. Ayağına takılanı kaldıracak inceliği, emellerini gerçekleştirecek şefkati, seni hayallerine eriştirecek gücü O’nun büyüklüğünde bulacaksın. Bunu bilerek, teslim ol Rabbine, kaygılarını ve korkularını rahmetinin kucağına bırak usulca. Kaldır ellerini ve bir gün nasılsa huzurunda hareketsiz kalacak bu bedeni, bütün hücreleriyle O’na teslim et. Ayağa kalk ve “buradayım ey Rabbim” de. “Evinden kaçan kulun, yuvadan uçan kölen yine Sana geldi. Buradayım! Geldim! Huzurundayım!”

Elini bağlamakla kötülükten çekiliyorsun. Dünya telaşının nabızlarını ne kadar da kuvvetli alıyorsun. Öyle bir rüya ki dünya, içinde uykunu da uyanıklığını da kaybetmişsin, uyanmaktan korkuyorsun. Rüyasında gördüğü rüyayı anlatan adam gibi, kendini uyanık sandığın yerde uykunun en derin yerindesin. Kendini burada kalmaya razı etmişsin, şimdiye razı olmuşsun. Ötesine gönlün de gözün de kapalı. İşte şimdi, dünya telaşını ellerinle geriye atıp tekbir getiriyorsun. Büyük bildiklerinden de büyük olanın huzurunda kaygılarını küçültüyorsun, telaşlarını durultuyorsun, korkularını dağıtıyorsun. Sağ elini sol elinin üzerine koyup şerden el çekip hayra uzanıyorsun, yokluktan yüz çevirip varlığın kalbine akıyorsun. Varlığın göğsünde cılız bir nefes kadar hafifliyor, sadeleşiyorsun. “Subhaneke” fısıltısında, sonsuz gürültüler ortasında, bitmez telaşlar arasında, meyvesiz koşturmalar sonrasında Seni işiten, en ince sızılarına, en gizli arzularına kulak veren Rabbinle tanışıyorsun.

Eğilmekle doğrultuyorsun kendini. Rükûlarında koca bir dünyanın yükünü atıyorsun omuzlarından. Azîm olan Rabbinin huzurunda eğilip başkalarına izzetini ilan ediyorsun. “Subhane Rabbiyel Azîm.” Bedenin eğiliyor; ruhun doğruluyor. Başın alçalıyor; kalbin duruluyor. Yüzün yere dönüyor; alnına rahmet dokunuyor. Yalnızlaşıyorsun rükûda; telaşlarda unuttuğun, dünya çölünde kaybettiğin kendini yeniden buluyorsun. Tutup dizlerinden kendini kendine doğru çekiyorsun. Kendine gelmek için kendinden geçiyorsun.

Oturmakla hayatın kalbinde yer tutuyorsun. Tahiyyata otur şimdi ve gözlerini ellerine kilitle. Diri olan her şeyin selâmını söylerken dirileri diriltene, ölüleri diriltene dön, ellerini eline vereni bil. Ellerinin ne kadar da küçük kaldığını hatırla hırsların karşısında. Elinde kalanların seni avutamayacağını anla. Sahiplendiklerinin hepsi avuçlarının içinde ama avucun boş olacak bir gün. Biriktirdiklerinin hepsi şimdi yanında ama avucun boşalacak bir günün akşamında.

Secde ederek başını göğe ağdırıyorsun. Yüzünü toprağa sür şimdi. Evine dön. Sılana koş. “Subhane Rabbiyel Âlâ” Başını yere koyarak sıfırla kendini. Rabbine de ki: “Sen varsın. Sen âlâsın. Eksiklikten uzaksın, noksanlıktan muallâsın, kusurdan mukaddessin. Kusur bende. Benden yana eksiklik. Bende saklı acizlik. Bende bekler fakirlik. Yalnız Sana muhtaç olma zenginliğimdir secdem. Yalnız Sana kul olma şerefimdir secdem.” Secdeler ruhunun saltanatıdır. Varlığını huzurunda hiçlediğin andır secden. Rabbinin şahdamarı yakınlığından kalbine yakınlıklar emdiğin yerdir secde. Ruhunun muştular bulduğu demdir. Miracının ‘kab-ı kavseyn’idir secde. Seni beni aradan çıkardığın yerdir secde. De ki: “Dediğini yapıyorum, secde edip yaklaşıyorum. Sana yaklaşıyorum. Tüm uzaklıkları uzaklara bırakıyorum. Tüm aldanışları tuzaklarda bırakıyorum.”

De ki: “Yüzümde secdelerimin izini bırak ey Rabbim. Alnıma rahmetinin nefhasını bırak ey Rabbim. Kalbime En Sevgili’nin aşkını bırak ey Rabbim. Secdemden dirilt beni. Secdemde öldür beni. Secdemde durult beni. Secdemde doğrult beni.”

Tenini kalbine bitiştiriyor her namaz. Ve sabah gelince yeniden, tenine dokunur ötelerin hülyası. Göğsüne değer bin İsâ nefhâsı. Yûsuf kokulu gömlekler sarılır tenine. Mûsa gibi ellerini göğsünden çıkarırsın. Uzakta bir ateş görmüşsün gibi kıvılcımlanır gökler. Yeniden dirilir gibisin. Unuttuğunu da unuttuğunu hatırlarsın yastığının kuytusunda. Rüyâlardan dönersin. Yeniden yüklenirsin hicranları. Biriktirmeye başlarsın yeniden. Çoğaltmaya ayarlarsın kendini yine. Lâkin, hâlâ yırtıktır hayatın cepleri. Ayaklarının ucuna dökülüyor zamanın parçaları. Bir secdenin pınarında söndürüyorsun kalbinin yangınlarını.

SENAİ DEMİRCİ.

ihsas


  • *
  • 10869
    İleti
  • Puan: 911
  • Her dem, ötelerden nur yağıyor...
Ynt: Namaz
« Yanıtla #254 : 03 Ocak 2012, 00:20:07 »
Ey talib, asıl marifet kalbin secdesidir; âzaların secdesinden maksad da kalbi secdeye davettir. Sen bak bakalım, kalbin hiç secde ediyor mu?

“Nedir secde?” diye soruyorsun.

Bir kere daha söyleyeyim: Secde hiç olmaktır, hiçleşmektir. Hiçleşmek ise, aslâ bir daha kalkamayacağın bir biçimde yüz sürmektir toprağa!

Sen bu secdenin izini, alınlarda değil, kalplerde ara! Eğer bir kalpte bu türden bir secdenin izini buluyorsan, hiç tereddüt etme, yüz süreceğin toprağı bulmuşsun demektir.

ihsas


  • *
  • 10869
    İleti
  • Puan: 911
  • Her dem, ötelerden nur yağıyor...
Ynt: Namaz
« Yanıtla #255 : 10 Ocak 2012, 21:07:54 »
Namaz kılmaya ''İmkanımız'mı '' yok , yoksa''Namaz kılacak kadar'' imanımız mı yok..!

ibrahim_boz

  • Kıdemli Üye
  • *
  • 7595
    İleti
  • Puan: 1027
    • E-Posta
Ynt: Namaz
« Yanıtla #256 : 17 Ocak 2012, 05:54:06 »
Seccadem...

Nefsimden huzur-u İlahi’ye kaçış yerimdir. Eğilmez kibirimi rükûda büktüğüm, kırılmaz gururumu secdede sürttüğüm yerin adıdır. seccadem!

Rızk istediğim, ilim talep ettiğim, af dilediğim, yalandan, haramdan, görünmez kazadan ve belâdan, iftiradan, cehennemin narından, kabir azabından O’na sığındığım yerdir. seccadem!

Zalimden, zulümden, cehaletten, ihanetten kaçarken çalacağım kapının eşiği, beni benden kurtaracak tek Kurtarıcı’nın merhamet makamına iltica dilekçemin kabul yeridir seccadem!

İçi başka, dışı başkalardan, dili başka, kalbi başkalardan, aklıyla gönlü arasında köprü kuramayanlardan, hem kendini hem de başkalarını kandıranlardan, zararla oturup zararla kalktıkları halde kârlı olduklarını zannedenlerin zannından O’na sığındığım yerdir; seccadem!

‘Var’; da imtihanımın şımarıklığından, ‘yok’ta imtihanımın tıkanıklığından, zaafiyetimden, zavallılığımdan, el açıp boyun büktüğüm, diz vurup alın sürdüğüm, Miraç’a ‘start! ‘ yeridir; seccadem!

Nemrut’tan Hz. İbrahim’e, Firavun’dan Hz. Musa’ya, İsrailoğulları’ndan Hz. İsa’ya, Ebu Cehil’lerden Habibullah’a dönüş yeri, küfürden imana geçiş yeri, karanlıktan ziyaya varış yeri, putlardan ALLAH’a tapış yeridir, seccadem!

Şükür yeri, zikir yeri, fikir-tefekkür yeri, madde ile mânâyı, dünya ile ahireti ayarlama yeri, insan-ı kâmil olma yeridir seccadem!

Ruhumun, bedenimin huzur bulduğu, Yaradan’ıma sevgimin, muhabbetimin, bağlılığımın, ibadetimin; kulluğumun ifadesidir, seccadem!

Necaset dolu dünyamda seccade kadar pak bir mekânım, ahirete; seccade kadar, seccade gibi, götürebileceğim bir ‘ahiret sermayem’ olsun inşALLAH seccadem….


Alıntı
Yarab bizi kendine kul, Resulüne ümmet eyle...

ihsas


  • *
  • 10869
    İleti
  • Puan: 911
  • Her dem, ötelerden nur yağıyor...
Ynt: Namaz
« Yanıtla #257 : 27 Ocak 2012, 22:39:33 »
Namaz, kul ile ALLAH arasında yüksek bir nisbet ve ulvî bir münasebet ve nezih bir hizmettir ki, her ruhu celb ve cezbetmek namazın şe'nindendir

İşarat-ül İ'caz

ihsas


  • *
  • 10869
    İleti
  • Puan: 911
  • Her dem, ötelerden nur yağıyor...
Ynt: Namaz
« Yanıtla #258 : 31 Ocak 2012, 21:41:21 »


Namaz kılan yaşlıyı severim, ama namaz kılan gence Aşığım!..

[Hz.Ömer]

ihsas


  • *
  • 10869
    İleti
  • Puan: 911
  • Her dem, ötelerden nur yağıyor...
Namaz
« Yanıtla #259 : 05 Mart 2012, 00:06:26 »



Ey musibete,hastalığa ve hapse düşen biçare insan!
Uzun bir ömür isterseniz, ve büyük bir ticaret arzu ederseniz ve manevi büyük bir sürur ve sevinç isterseniz ve umum vaktinizi, hatta uykuda dahi olsa, ibadette olmak isterseniz,öyle ise farz namazınızı terk etmeyiniz.
(Said Nursi)

Seo4Smf Tagleri:
Tıklayın, konuyu kendi sosyal ağlarınızda paylaşın.
 

Related Topics

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
21 Yanıt
839 Gösterim
Son İleti 14 Haziran 2010, 13:19:08
Gönderen: gül_güzeli
7 Yanıt
292 Gösterim
Son İleti 06 Mart 2009, 11:38:01
Gönderen: ekru
1 Yanıt
182 Gösterim
Son İleti 18 Haziran 2009, 15:47:05
Gönderen: *karanfil*
5 Yanıt
390 Gösterim
Son İleti 15 Temmuz 2009, 08:17:52
Gönderen: *karanfil*
0 Yanıt
81 Gösterim
Son İleti 07 Temmuz 2010, 18:23:49
Gönderen: taymaskh