'Neden hep muhafazakâr kadınlar eleştiriliyor?' 'Neden söz konusu edilen hep kadınların kıyafeti?'
Bu soruları soranların haklı olduğu yanlar var.
Doğru; bu güne kadar, Müslümanların yaşadığı yozlaşma analizleri daha fazla kadınlar üzerinden yapıldı.
Erkek milletinin kendini bilmezi de, beyaz kepçe gibi dolaştı ortalıkta.
Elbette erkeklerde yozlaştı! Onlarda bu mülevves yağmurdan temiz çıkmadılar. Onlarda en az kadınlar kadar deforme oldular.
Erkek kısmının mahvı, ‘para, kadın ve makamla’ oldu. Bu üç serapa çok çabuk teslim oldular. Neredeyse akıl almaz bir ışık hızıyla. Öyle ki, ilk işaret fişeğinde her türlü mukaddesatı yele verdiler.
Hem de;
En mülevves işlerine bile dinden kapı aralamaya çalışarak..
Gayri meşruluğuna bakmadan; kadını ve malı günbegün katlarken bile ayetlerden yol bulmaya çalışarak yaptı yapacağını.
En aklı başında görünenler bile sağda, solda, ikinci, üçüncü daireyi kiraladı.
En dini bütün kabul edilen sakalı, bıyığı kestirdikten sonra birde yüzünü gerdirdi.
Seksenli yıllarda hız kazanan 'mücahitlik yarışı' çok fena teker patlattı. Hem teker patlattı, hem şanzıman dağıttı.
Kayışın kopmak üzere olduğu ve motordan dumanların çıktığı zamanlardayız.
Nerde Müslüman gençlerin alamet-i farikaları.
Sakallı genç delikanlılar fink atardı üniversite bahçelerinde.
Sahiller, haşemalı gençlerden geçilmezdi.
Kasetler, en güzel mücahit ezgileriyle gümbürdetirdi ortalığı.
Kadın eli sıkmak, en hafifinden davayı satmakla eş tutulurdu.
Düğünde, dernekte haremlik, selamlık zerrece ihmale uğramazdı.
Ortama selamla girilir, buraya hassaten dikkatinizi çekerim, ortamdan yine selamla çıkılırdı.
Namazlar cemaatle kılınır, şevval ayının altı günü mutlaka oruçlu olunurdu.
O günler gerilerde kaldı!
Şimdi, dünün haremlik selamlık ahlakıyla yetişen gençleri, nargile salonlarında, başörtülü kızlarla tavla oynuyor.
Nasıl?
Türkiye gerçekten küresel güç olma yolunda değil mi?
Kasım Tiryaki