+ Umutfmforum » Umutfmforum Genel » Umut Fm / Umut Fm Forum Hakkında » Umut FM Haftanın Makalesi
|- Dine ve dindara tahammülsüzlük (30 Ocak 2011)
Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, şifrenizi ve aktif kalma süresini giriniz

Konu Bilgileri Kısayollar
Konu Başlığı Dine ve dindara tahammülsüzlük (30 Ocak 2011)
Cevaplar 0
Sonraki Sonraki Konu
Görüntüleyenler0 ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Görüntülenme 142
Önceki Önceki Konu

Gönderen Konu: Dine ve dindara tahammülsüzlük (30 Ocak 2011)  (Okunma sayısı 142 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Umut Fm

  • Site Sahibi
  • *
  • 5543
    İleti
  • Puan: 1219
  • Biz Hayatı Seslendiriyoruz...
    • Umut Fm
    • E-Posta
Dine ve dindara tahammülsüzlük (30 Ocak 2011)
« : 30 Ocak 2011, 23:23:14 »
Dine ve dindara tahammülsüzlük


ALLAH'a ve ahirete inanmayanlar ölümü unutmak için yakınlarının ölülerini bile hemen evden aldırıyorlar, bütün hizmetleri profesyonellere (ücretli işçiler ve memurlara) yaptırıyorlar, ya cenaze namazı kılınırken veya defin yapılırken şöyle uzakta durup bir an önce oradan ayrılmaya bakıyorlar.

Dini unutmak için de toplumda dinin görünür olmasına karşı çıkıyor; sakala, başörtüsüne, cüppeye, çarşafa, tesbihe, ezana, din eğitimine, mahyaya, selaya, camiye, minareye, cemaatle namaza...

itiraz ediyorlar, laiklik adına bunların kaldırılmasını veya görünmez kılınmasını talep ediyorlar.

Ya dindarlar; onlar dinsizlere, çıplaklara, sokaklarda ve medyada boy gösteren eşcinsellere, itibar gören faizci kurum ve kuruluşlara, şeriata aykırı düzen ve düzenlemelere, meyhanelere, dine ve dindara hakaret eden medya parçasına ve sözde sanat eserlerine... tahammül ediyorlar mı?

Edemiyorlarsa bunların ortadan kalkmasını talep ediyorlar, hatta bilfiil ortadan kaldırma teşebbüslerinde bulunuyorlar mı?

Mukayeseli baktığımızda dindarların duygularının daha ziyade aşınmış olduğunu veya itirazlarını, nefretlerini içlerine (fazlaca derine) gömdüklerini görüyoruz; yani en azından zahirde tahammül ediyor, kendi varlık ve mutluluklarını farklı olanların yokluk ve mutsuzluğunda görmüyorlar, olsa olsa aşırı olanlara cılız itirazlarda bulunuyorlar.

Sözde modernist ve uygar olan öteki kesim ise bir "endişe ve geleceğinden korkma" edebiyatı tutturmuş, güvene kavuşabilmek için laikliği en radikal biçimde anlama ve uygulamayı, dini önce azaltmayı, sonra da yok etmeyi hedeflemiş görünüyorlar.

Başörtüsü yasağı konusundaki müzminleşmiş tutumları da bunun bariz bir örneğidir.
Eğer Müslüman iseler başörtüsünü yasaklayamazlar. Müslüman değilseler veya kendilerini Müslüman zanneden modernist, batıcı ve laik iseler yine başörtüsünü yasaklayamazlar; çünkü modernizmin amentüsünde insan hakları ve demokrasi vardır, din özgürlüğü insan haklarının en önemli maddesidir, laiklik onun teminatıdır ve din özgürlüğünü (başkasının hakkını ihlal etmeyen insan hakkını) kısıtlayan hukuk olamaz.
Er veya geç bu tabu da yıkılacak ve isteyen, her yerde başını örtecek, namazını da kılabilecektir.

Hayrettin KARAMAN

...Hayat Akşamlıdır...

Seo4Smf Tagleri:
Tıklayın, konuyu kendi sosyal ağlarınızda paylaşın.
 

Related Topics

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
6 Yanıt
514 Gösterim
Son İleti 06 Temmuz 2008, 22:31:24
Gönderen: dilan
4 Yanıt
234 Gösterim
Son İleti 24 Ağustos 2008, 18:47:38
Gönderen: astronom
2 Yanıt
273 Gösterim
Son İleti 01 Ocak 2011, 16:48:54
Gönderen: taymaskh
0 Yanıt
103 Gösterim
Son İleti 22 Ocak 2011, 23:34:50
Gönderen: osman_gazi
39 Yanıt
1190 Gösterim
Son İleti 31 Ocak 2011, 23:44:17
Gönderen: Umut Fm