"Sizin mekanınız var arkadaşım var. Bu site bir şii sitesidir demiyor musunuz? Her yerde, her zaman kelime ve kavram bulanıklığı yaparak işin içinden sıyrılmaya çalışıyorsunuz. Evet biz şiayı savunduk, yalnız Ali Şiasını savunduk. Safevi şiasını değil. Bir taraftan bizim mekanımız değil diyorsunuz bir taraftan kapımız size açık diyorsunuz. Sizin olmayan mekanının kapısı mı sadece sizin yoksa."
gören de çelişkili laf ettiğimiz sanacak.. evet orası bizim mekanımız değil. kapımız size açık her zaman bekleriz dedik.. bu iki cümle birbiriyle çelişkili değildir. birinci cümle biz orayı sahiplenmedik. her zaman diyoruz ki o site şianın Ehlibeyt inançlarının anlatıldığı savunulduğu bir sitedir. herkes gelebilir. biz yönetimi kendimiz istemedik kuruluşunda da biz yoktuk. kurucular bizi oraya yönetime ısrarla istediler bize güvendiler biz de sorumluluk gereği kabul ettik. yoksa yöneticilik düşüncem olsa şu anda burada bir kaç ilim aşığıyla değil bir kaç para aşığıyla beraber sohbet ediyor olurdum.. siz de öyle fedakar azla yetinen samimi dini için bir şeyler yapma peşinde olan fikir emekçilerisiniz.. orada sürekli diyordum hala derim burası bize emanet eğer git derlerse gideriz, ben daha iyi yaparım değil ben senin kadar yaparım deseler hemen yönetime bakmadan ayrılırım.. sade üye olarak yazmak her zaman için garibanlığı çağrıştıracak sıfatsız sade yaşamlar benim ruhumu daha çok doyurmuştur.. bu anlamda ben orayaı sahiplenmedim. orası bizim değil dememiz içimizdeki bu düşüncelerden beslenmektedir.. ikinci cümle kapımız her zaman size açık bölümü ise oradan çekip giden ve düşüncelere farklı eleştirilere tahammül edemeyen sizlerin düşünceleri esas alınarak söylenmiştir. Yani siz orayı kafanızda bizim diye görüyorsunuz ve terk edilecek yer olarak görüyorsunuz. işte biz de sizin bu düşüncenize istinaden diyoruz ki her zaman buyrun.. gönlümüz de site de size her zaman açıktır..
hatta bu alanda inanmayacağınız teklifleri bile yönetime götürmüş biriyim ama burda açmak gerekmez sonuçta burası farklı sitedir.
" Cezaya gelince demek ki cezayı hak eden bir şey yapmadık. Yoksa ceza niye vermeyeydiniz ki, nitekim ceza verdiğiniz zamanlar da yok değildi hani.
yine bilmeyenler bu cezalara sizin hak vermediğinizi sanacaklar.. fikir sebepli cezalar sanacaklar.. Ama öyle değil sizin uslup hatalarınızdan dolayıydı değil mi?...
"Biz kendimizi niye sınırlayalım ki, biz sizlerin itici, zararlı, islami vahdet kaygısı taşımayan ajitasyon içerikli üslubunuzdan dolayı velayete zarar vermenizden dolayı size uymamak için orayı terkettik. Sitenizi terkettik diye Velayeti de terketmedik ya.
doğru biz demek velayet demek değiliz.. Ehlibeyt mektebi de bizim temsilciliğini yaptığımız bir mektep değil. Biz şahsımızdan başka hiç bir yeri temsil etmiyoruz.. Velayet her zaman her mü'minin kayıtsız kalamayacağı kimsenin tekeline geçmeyecek bir aidiyetliktir..
"Biz velayeti sizinle bulmadık ki, sitenizi terketmekle velayeti de terkedelim. Bizim dinimiz, mezhebimiz Muhammedi Ehli Sünnet ve Ali Şiasıdır. Bizim mektebimiz Hattı İmam İmam Humeyninin Mektebidir. Bizim kültürümüz Ali şiası ve Muhammedi Sünnilik olan İran İslam İnkılabının kültürüdür."
Ama Ali şeriati bir şey daha diyordu orda: Gerçekte Muhammedi sünnetle Ali şiası bir ve aynı şeylerdir.. nedense Şeriati okurları bu cümleye gelmeen işlerine gelenle düşüncelerini dolduruveriyor guruplarını içinde bulundukları mezhebi yapıyı meşrulaştırmış ve şii birinden de fetvayı almış oluyorlar..
halbuki Şeriati tek yapıdan bahsediyor ayrı ayrı hakiki şiililk ve hakiki sünnilik diye farklı iki yapıdan değil.. Öyleyse şeriatiye göre de imamet haktır. Ve ona inanmak şarttır. Ali a.s.'a inanmak onun imametini kabul etmek şarttır.. Ve şeriatinin tüm kitaplarında İmamet ve şia kokmasına şia bir bayrak gibi dalgalanmasına rağmen sünni devrimci inkılapçı okurlar oralara adeta sansür koymakta oraları duygu bilginç ve akıl dünyalarına işlememekteler..
"Bizim kültürümüz halkının yüzde 65 i şii olan Irakta saddamın emrinde 8 yıl İrana karşı savaşan safevi şiilerinin kültürü değildir. Sizlerin ortaya koyduğunuz islami vahdete zarar verici üslubunuzdan dolayı sizden uzaklaşmakla velayete bir zarar vermediğimiz gibi, size yaklaşmakla da velayete yarar sağlayacağımızı düşünmüyoruz."
ırak iran saavaşı şiilerin iç savaşı mıydı yoksa ne şii ne sunni olan saddam tağutunun, şii de sünni de olamamış insanları şii irana karşı salması mıydı?.. Muaviye ile Ali a.s. arasındaki savaşta da mı safevi şiiliği vardı?.. bizler vahdete zarar vermeyiz. tersine sizin inançlarınıza hücrelerinize kadar işlemiş olan ihtilaflar haktır şeklindeki hiç bir şekilfe vahyî olmayan vahdet parçalayıcısı inancınıza karşıyız.. ve siz bir türlü bunu görmek de göstermek de istemiyorsunuz.. Tamam şia olmasın. İslam olsun. Kur'an olsun. Bize şia ekolü dışından Kur'an'ın doğru yorumunu ve Ehlibeyt yolunu getirin ona uyalım.. şiayı bırakalım.. ama gösteremiyorsanız o zaman şii olmayı ve Kur'an'la Ehlibeyti bana tam ve doğru olarak tanıtan tek mektep olan bu yolu neden tıkamak şart diyorsunuz vahdet için? Vahdet için Ehlibeyti mi terketmem lazım.. Sünnilkte mi Ehlibeyt var?.. Ehlibeyt olmadan vahdet olur mu?.. Vahdet Kur'an ve Ehlibeyt merkezli olacaksa hadi getirin Ehlibeyt'in Kur'an fıkıh hadis tefsier görüşlerini de orada vahdet yapalım.. orada birleşelim.. şiayı da sünniliği de bırakalım.. var mısınız?..
Eğer yoksanız bu durumda bizim şiadan geçmemiz için ısrarınız Ehlibeytten uzaklaşmam için ısrar etmeniz anlamına gelmez mi?..
" Siz daha bizi Üstad Bediüzzaman Said Nursiye kendi ismini zikretmemize bile tahammül edemeyecek bir bağnazlık içinde iken, hala nasıl bizi oraya davet edersiniz anlamış değilim. Üstada alim değil diyorsunuz. Tabi, sizin gibi cahillerin üstada alim dememesi ancak kendi cehalet ve eblehliğini gösterir."
Evet biz Said Nursi'nin cahiliyiz onu tanımıyoruz. Çünkü Ehlibeyti bulanın neyi eksiktir, onu kaybedenin nesi vardır?..
"Geri kalan gereksiz konuşmaları cevaplandırma gereği de duymuyorum. Çünkü, sizin kendinizce bizi çağırdığınız noktaya biz yılar önce zaten varmış bulunmaktayız. Bizim islami vahdet vurgumuz bile yine Velayeti Ehlibeyte hizmet içindir, bunu da siz de idrak edecek bir noktai fehm yoktur vesselam.
teşekkür ederiz.. bizden de selam..